Rittenhouse olayı, Türk Ceza Hukuku'nda meşru savunma ve sınırın aşılması müesseseleri açısından nasıl değerlendirilmelidir? Özellikle olaydaki 'heyecan, korku veya telaş' unsurlarının tespiti ve TCK m.27/2'nin uygulanabilirliği bağlamında tartışınız.
Rittenhouse olayı, Türk Ceza Hukuku açısından TCK madde 27/2'de düzenlenen meşru savunmada sınırın mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaş sebebiyle aşılması müessesesi kapsamında değerlendirilmelidir. Olaydaki kaos ortamı, Rittenhouse'un birden fazla kişi tarafından kovalanması, çembere alınması, yere düşürülmesi, üzerine atış yapılması ve linç edilme ihtimalinin bulunması gibi durumlar, onun maruz kaldığı saldırının şiddetini ve psikolojik etkisini göstermektedir. TCK m.27/2'nin uygulanabilmesi için, öncelikle meşru savunma şartlarının (haksız bir saldırının mevcut, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olması) somut olayda bulunması gerekir. Rittenhouse'un kendisine yönelmiş tehditler, tüfeğini alma girişimleri ve fiziksel saldırılar bu şartları sağlamaktadır. Sınırın (atış sayısının fazlalığı gibi) aşılması durumunda ise, bu aşımın heyecan, korku veya telaş nedeniyle mazur görülebilecek nitelikte olup olmadığına bakılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06.05.2014 T., 2012/1557 E., 2014/233 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, kişinin maruz kaldığı saldırının etkisiyle içine düştüğü psikolojik durum belirleyicidir. Rittenhouse'un yaşadığı olay, hayatın olağan akışında beklenebilecek bir panik ve korku yaratacağından, Sen.av.tr makalesine göre TCK m.27/2 hükmünün uygulanma şartları gerçekleşmiştir. Bu durumda, fiil hukuka aykırı olsa bile faile ceza verilmez (CMK m.223/3-c). Bu, TCK m.27/1'deki taksirle aşım ve dolayısıyla indirimli ceza yerine, ceza verilmesine yer olmadığı sonucunu doğurur.