Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK m.134) ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi (TCK m.135) veya verilmesi/ele geçirilmesi (TCK m.136) suçları arasındaki temel farklar nelerdir? Bu suçlarda şikayet şartı nasıl değişmektedir?
TCK madde 134, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu düzenlerken, TCK madde 135 ve 136 kişisel verilere ilişkin suçları düzenler. Temel fark, korunan hukuki menfaatin odak noktasındadır: TCK m.134 kişinin 'özel hayatının gizliliği'ni, TCK m.135-136 ise 'kişisel verilerin korunması'nı amaçlar. Özel hayat kavramı, kişinin sadece mahremiyet alanıyla sınırlı olmayıp, kamuya açık alanda dahi 'kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik' prensibi geçerlidir (Yargıtay 12. CD, 29.06.2016 T., 2015/9708 E., 2016/10986 K.). Kişisel veri ise, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi kapsar (KVKK m. 3/1-d), bu bağlamda görüntü ve sesler de kişisel veri niteliğindedir. Şikayet şartı açısından önemli bir ayrım bulunur: TCK m.139 gereğince, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK m.134) şikayete bağlı iken, kişisel verilerin kaydedilmesi (TCK m.135) ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (TCK m.136) suçları şikayete bağlı değildir. Bu durum, TCK m.134 kapsamındaki fiiller için re'sen soruşturma başlatılamayacağı, ancak TCK m.135 ve 136 kapsamındaki fiiller için kolluğun re'sen işlem yapabileceği anlamına gelir (Sen.av.tr - Belirli Bir Bölgeye Odaklanan YouTube Yayınlarının Hukukiliği makalesi).