Yargıtay'ın temyiz denetiminde maddi olayı inceleyip inceleyemeyeceği doktrinde nasıl tartışılmaktadır? Ceza Genel Kurulu'nun 2019/302 sayılı kararı bu konuda hangi sonuca varmıştır?
Doktrinde temyiz denetiminin kapsamı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Bir görüşe göre Yargıtay, hukuksal incelemesine ispat konularının sübuta erdiği varsayımından başlar ve yalnızca hâkimin delilleri değerlendirmesinde hukuksal hata yapıp yapmadığını değerlendirebilir (Yener Ünver, Hakan Hakeri). Bir diğer görüş ise, Yargıtay'ın ilk derece mahkemesinin yerine geçerek eylemin varlığı veya yokluğu, kanıtların inandırıcılığı gibi yargılarda bulunamayacağını, ancak maddi olayların gerekçede yeterince yansıtılıp yansıtılmadığı, kanıtların tartışılıp tartışılmadığı gibi yönlerden sınırlı bir denetim yapabileceğini savunur (Sami Selçuk). Çoğunluktaki anlayışa göre ise, istinaf kanun yolunun getirilmiş olması, temyiz mahkemesinin maddi soruna girmesine engel oluşturmaz. Ceza Genel Kurulu'nun 2019/302 sayılı kararında, Türk Ceza Muhakemesine istinaf kanun yolunun getirilmiş olmasının, temyiz mahkemesinin somut temyiz denetiminin elverdiği ölçüde maddi soruna girmesine engel oluşturmayacağı belirtilmiştir. Karar, Yargıtay'ın ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin delilleri vicdani kanaatleriyle serbestçe takdir etme yetkilerini de dikkate alarak, bu delillerle varılan sonucun hukuk kurallarına, akla, mantığa, genel hayat tecrübelerine ve bilimsel görüşlere uygun olup olmadığının tespiti bakımından somut dosya üzerinden görebileceği ve inceleyebileceği maddi sorunla ilgili vaka değerlendirmelerindeki hukuka aykırılıklar üzerinden bozma kararı verebileceğini ifade etmiştir. Kararda ayrıca, Kanun'da Yargıtay'ın temyiz denetimi sırasında maddi sorunu inceleyemeyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı da vurgulanmıştır.