Maddi hukuk normunun ihlali ile muhakeme hukuku normunun ihlali arasındaki temyiz denetimi farklarını açıklayınız. Muhakeme hukukuna ilişkin ihlallerde Yargıtay'ın denetim kapsamı nasıl sınırlanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308631

Temyiz nedeni olan hukuka aykırılık, hâkimin olaya en uygun normu bulamaması veya bulsa da yanlış değerlendirip uygulama yapmasıdır. Bu hukuka aykırılık maddi hukuk normundan (örneğin, sanığın eyleminin suç teşkil etmediği hâlde mahkûmiyet hükmü kurulması) veya muhakeme hukuku normundan (örneğin, tanıklıktan çekinme hakkı bulunan tanığa bu hakkının hatırlatılmaması) kaynaklanabilir. Maddi hukuk normunun ihlali hâlinde, temyiz edenin sıfatı da dikkate alınarak kararın bozulması gerekmektedir. Ancak muhakeme hukukuna ilişkin ihlâllerde, ihlâlin hükmü etkileyip etkilemediği gözetilir. Muhakeme hukukuna aykırılık iddiasının temyiz nedeni olarak açıkça ileri sürülmesi gerekmektedir. Bu iddiaya dayanan temyiz taleplerinde Yargıtay, hem muhakeme normunun doğru uygulanıp uygulanmadığını hem de ilk derece veya bölge adliye mahkemelerince muhakeme normunun uygulandığı olayın doğru tespit edilip edilmediğini denetleyecektir. Temyiz dilekçesinde muhakeme hukukuna aykırılık iddiasının temyiz sebebi olarak gösterilmemesi ya da gösterilmekle birlikte hükme etki edecek nitelikte olmadığının anlaşılması durumunda, usul hükümlerine uygunluk bakımından sadece CMK'nın 289. maddesi kapsamındaki hukuka kesin aykırılık hâlleriyle sınırlı bir temyiz incelemesi yapılır. Hükmü etkilemeyen muhakeme hukukuna aykırılıklar bozma nedeni yapılmayarak kararda işaret edilmekle yetinilir (Ceza Genel Kurulu - Karar: 2019/302).