İdare Mahkemesinin bir iptal kararı vermesine rağmen, idarenin bu karara uymayarak aynı içerikte fakat farklı tarih ve sayılı yeni bir işlem tesis etmesi durumunda, davacının başvurabileceği hukuki yollar nelerdir? İYUK m. 28'in bu duruma uygulanabilirliğini tartışınız.
İdarenin, mahkemenin iptal kararına uymayarak aynı içerikte yeni bir işlem tesis etmesi, Anayasa m. 138 ve İYUK m. 28'de düzenlenen 'mahkeme kararlarına uyma zorunluluğu' ilkesinin açık bir ihlalidir. Bu durumda davacının başvurabileceği hukuki yollar şunlardır: 1. **Yeni İşleme Karşı İptal Davası Açmak:** Davacı, idarenin tesis ettiği bu yeni işleme karşı da iptal davası açabilir. Bu davada, işlemin sadece kendi hukuka aykırılıkları değil, aynı zamanda kesinleşmiş bir mahkeme kararını etkisiz kılmaya yönelik olduğu, yani 'maksat' unsuru bakımından da sakat olduğu ileri sürülebilir. Bu durum, işlemin iptali için güçlü bir gerekçe oluşturur. 2. **Tazminat Davası Açmak (İYUK m. 28/3):** Davacı, idarenin ilk kararı uygulamaması ve hukuka aykırı yeni bir işlem tesis etmesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlar için idare aleyhine tam yargı davası (tazminat davası) açabilir. Bu dava, mahkeme kararının uygulanmamasından kaynaklanan ayrı bir hukuki sebebe dayanır. 3. **Kamu Görevlileri Hakkında Şikayet:** İYUK m. 28/4 uyarınca mahkeme kararını süresi içinde kasten yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında, davacı ilgili idareye başvurarak disiplin soruşturması açılmasını talep edebilir. Ayrıca, bu eylem TCK m. 257 (Görevi Kötüye Kullanma) suçunu oluşturabileceğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunabilir. İYUK m. 28, bu duruma doğrudan uygulanır. İdarenin yeni işlem tesis etmesi, 'eylemde bulunmama' ile eşdeğer tutularak kararın gereğinin yerine getirilmediği kabul edilir ve yukarıda sayılan tüm hukuki sonuçlar doğar. (Kaynak: 2577-sayili-idari-yargilama-usulu-kanunu-(iyuk).html, Madde 28)