AİHM Yalçınkaya kararında, Bank Asya'da hesap sahibi olma ve derneğe üye olma gibi eylemlerin, mahkumiyete destekleyici delil olarak kullanılmasını AİHS m. 6 açısından sorunlu bulmuştur. Bu tür eylemlerin gerçekleştirildikleri tarihte 'görünüşte yasal eylemler' olmasının hukuki anlamını ve mahkemelerin bu delilleri kullanırken yerine getirmesi gereken yükümlülüğü açıklayınız.
'Görünüşte yasal eylemler', bir kişinin gerçekleştirdiği sırada yürürlükteki kanunlara göre herhangi bir suç teşkil etmeyen, hatta Anayasa ve Sözleşme tarafından korunan hakların (örgütlenme özgürlüğü, mülkiyet hakkı vb.) kullanımı niteliğinde olan fiillerdir. Bank Asya'da hesap açmak veya yasal olarak faaliyet gösteren bir sendika/derneğe üye olmak bu niteliktedir. AİHM'e göre, bu tür yasal eylemlerin bir suçun (örgüt üyeliği gibi) delili olarak kullanılabilmesi için, ulusal mahkemelerin ek bir gerekçelendirme yükümlülüğü vardır. Mahkemeler, bu sıradan ve yasal eylemlerin, somut olayda nasıl olup da suç teşkil eden bir davranışa (örneğin, örgütün hiyerarşisine dahil olma kastına) delil teşkil ettiğini, sanığın bu eylemleri gerçekleştirirken suç kastıyla hareket ettiğini somut ve ikna edici bir şekilde açıklamalıdır. Sadece 'bu banka/dernek FETÖ ile iltisaklıdır' demek yeterli değildir. Ulusal mahkemelerin, Yalçınkaya'nın Bank Asya işlemlerine ilişkin sunduğu açıklamayı hiç araştırmaması veya dernek üyeliğinin suç teşkil eden bir faaliyete dönüştüğünü göstermemesi, AİHS m. 6'nın gerektirdiği gerekçeli karar hakkını ve adil yargılanma ilkesini ihlal etmiştir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/aihm-yuksel-yalcinkaya-karari/, § 343)