Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/28161 E. sayılı kararında, mahkemenin gerekçeli kararının başka bir dosyaya ait dava ve cevap özetlerini içermesi HMK m. 297'ye aykırılık olarak nitelendirilmiştir. Bu durumun 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK m. 27) ile olan bağını kurarak, gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkı için neden temel bir unsur olduğunu açıklayınız.
HMK m. 27'de düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı, Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel bir unsurudur. Bu hak, sadece tarafların iddia ve savunmalarını ileri sürebilmesini değil, aynı zamanda mahkemenin bu iddia ve savunmaları dikkate aldığını ve makul bir şekilde değerlendirdiğini görme hakkını da içerir. HMK m. 297 ise, bir hükmün neleri içermesi gerektiğini belirlerken, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi gibi unsurlara yer vererek aslında hukuki dinlenilme hakkının somut bir yansıması olan 'gerekçeli karar hakkını' düzenler. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin kararında olduğu gibi, mahkemenin gerekçesinin somut davayla ilgisiz, başka bir dosyadan kopyalanmış olması, mahkemenin tarafların iddia ve savunmalarını hiç dinlemediği, delilleri değerlendirmediği ve davaya özgü bir vicdani kanaate ulaşmadığı anlamına gelir. Bu, şekli ve görünüşte bir gerekçe olup, hukuki dinlenilme hakkının ve dolayısıyla adil yargılanma hakkının özünü ihlal eder. Taraflar, neden kazandıklarını veya kaybettiklerini anlayamazlar ve kararın doğruluğunu denetlemek için etkin bir kanun yoluna başvuru hakları da fiilen ortadan kalkar. Bu nedenle gerekçeli karar hakkı, yargılamanın keyfi değil, hukuki ve rasyonel bir süreç olduğunu gösteren temel bir güvencedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-332-yargilama-giderlerine-hukmedilmesi.html, YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas : 2016/28161)