Mirasın hükmen reddi (TMK m. 605/2) davasında, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/17737 E. sayılı kararındaki karşı oyda belirtilen genel kurala rağmen, çoğunluk görüşü neden yargılama giderlerinin davalı-alacaklıya değil, davacı-mirasçılara yükletilmesi gerektiğini savunmaktadır? Bu özel durumun ardındaki mantığı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308609

Genel kural olarak HMK m. 326 uyarınca, yargılama giderleri davada haksız çıkan tarafa, yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Mirasın hükmen reddi davasının kabulü halinde, davalı-alacaklı davada haksız çıkmış olur ve karşı oyda belirtildiği gibi genel kurala göre yargılama giderlerini ödemesi gerekir. Ancak, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/17737 E. sayılı kararındaki çoğunluk görüşü gibi yerleşik içtihatlar, bu dava türü için bir istisna getirmektedir. Bu istisnanın ardındaki mantık şudur: Mirasın hükmen reddi davası, murisin terekesinin borca batık olup olmadığının tespiti amacını güder. Davalı-alacaklı, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilebilecek durumda değildir. Alacaklının, alacağını tahsil etmek amacıyla mirasçılara karşı yasal yollara başvurması kendi hakkını kullanmasıdır ve davanın açılmasına kendi haksız bir hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiştir. Terekenin borca batık olup olmadığı, ancak mahkemenin yapacağı detaylı bir araştırma (banka, tapu, trafik kayıtları, borçların tespiti vb.) sonucunda ortaya çıkar. Bu nedenle, davanın sonucunda haksız çıksa bile, davalı-alacaklıyı davanın masraflarıyla sorumlu tutmak hakkaniyete aykırı görülmektedir. Dava, esasen mirasçıların kendi hukuki durumlarını netleştirmek için açtıkları bir tespit davası niteliğinde olduğundan, bu tespitin masraflarına davacı-mirasçıların katlanması gerektiği kabul edilmektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-332-yargilama-giderlerine-hukmedilmesi.html, YARGITAY 14. HUKUK DAİRESİ Esas : 2016/17737)