İş Kanunu m. 19 uyarınca, işverenin işçinin 'davranışı veya verimi' ile ilgili nedenlerle yapacağı fesihten önce işçinin savunmasını alma zorunluluğu bulunmaktadır. İşverenin bu zorunluluğa uymamasının feshin geçerliliği üzerindeki etkisi nedir? Hangi fesih türünde savunma alınması zorunlu değildir?
İş Kanunu m. 19/2, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlere dayanan geçerli fesihlerde, fesihten önce işçinin savunmasının alınmasını bir geçerlilik şartı olarak düzenlemiştir. İşverenin bu usuli zorunluluğa uymaması, yani işçinin savunmasını almadan bu nedenlerle iş akdini feshetmesi, fesih sebebi haklı veya geçerli olsa bile, feshin tek başına bu sebeple 'geçersiz' sayılmasına yol açar. Yargıtay'ın yerleşik kararları da bu yöndedir (Yrg. 9. HD, 2004/646 E.). Yani, savunma alınmaması, feshin usul yönünden sakat olmasına ve işçinin açacağı işe iade davasının kabul edilmesine neden olur. Savunma alınması zorunluluğu, işçinin verimliliği (düşük performans, bekleneni verememe vb.) ve davranışlarına (işe geç gelme, iş arkadaşlarıyla sık tartışma vb.) dayalı fesihler için geçerlidir. Savunma alınması zorunlu olmayan istisnai durum ise, İş Kanunu m. 19/2'nin son cümlesinde belirtilmiştir: 'Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.' Yani, işverenin, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan halleri (hırsızlık, cinsel taciz, işverene hakaret vb.) nedeniyle yapacağı haklı nedenle derhal fesihlerde, işçinin savunmasını alması zorunlu değildir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ise-iade-davasi/)