TCK m. 27/2'nin uygulanabilmesi için aranan 'mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaş' koşulu ile TCK m. 29'un uygulanabilmesi için aranan 'hiddet veya şiddetli elem' koşulu arasındaki farkı, failin psikolojik durumu ve eylemin yöneldiği amaç açısından açıklayınız. (Yargıtay CGK, 2012/1557 E. sayılı kararı ışığında)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308598

İki koşul arasındaki temel fark, failin psikolojik durumunun niteliği ve eylemin amacında yatar. * **'Mazur Görülebilecek Heyecan, Korku veya Telaş' (TCK m. 27/2):** Bu durum, faile yönelen haksız bir saldırı karşısında, kişinin canını veya bir hakkını koruma içgüdüsüyle hareket etmesinden kaynaklanan, daha çok panik ve kendini koruma odaklı bir psikolojik durumu ifade eder. Failin temel amacı saldırıyı defetmektir, ancak içinde bulunduğu korku ve telaş nedeniyle savunmanın orantısını kaybeder. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/1557 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, buradaki belirleyici unsur, kişinin maruz kaldığı saldırı karşısında 'davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ortadan kalkması' veya zayıflamasıdır. * **'Hiddet veya Şiddetli Elem' (TCK m. 29):** Bu durum ise, haksız bir fiilin ardından ortaya çıkan öfke, kızgınlık ve elem gibi duygusal bir tepkiyi ifade eder. Failin amacı artık sadece saldırıyı defetmek değil, aynı zamanda haksız fiilin yarattığı öfkeyle bir tepki vermek, bir nevi 'kin duygusunu tatmin etmektir'. Saldırı genellikle sona ermiştir ve fail, bu saldırının yarattığı psikolojik etkiyle hareket eder. CGK kararında da vurgulandığı üzere, eğer failin amacı saldırıyı defetmekten çok kin duygusunu tatmin etmeye yönelikse, meşru savunmada sınırın aşılması değil, haksız tahrik söz konusu olur. Kısacası, TCK m. 27/2'de 'savunma' ve 'korku' hali, TCK m. 29'da ise 'tepki' ve 'öfke' hali baskındır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/mesru-savunma-sinirin-asilmasi-ve-haksiz-tahrik-mukayesesi-ile-rittenhouse-olayi)