Şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin izlenmesi için CMK m. 140 uyarınca 'teknik araçlarla izleme' tedbirine başvurulması ile özel bir kişinin YouTube üzerinden kamuya açık bir alanı sürekli yayınlaması arasındaki temel hukuki fark nedir? Bu fark, elde edilen görüntülerin delil değeri açısından ne gibi sonuçlar doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308596

İki durum arasında temel bir hukuki meşruiyet farkı vardır. 1. **CMK m. 140 (Teknik Araçlarla İzleme):** Bu, kanunda sayılan katalog suçlardan birinin işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve başka yolla delil elde etme imkanının bulunmaması halinde, hakim (gecikmesinde sakınca bulunan halde savcı) kararıyla uygulanabilen, kanuni bir koruma tedbiridir. Anayasa'da güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkına kanunla ve usulüne uygun bir müdahaledir. Bu yolla elde edilen görüntüler 'hukuka uygun delil' niteliğindedir ve yargılamada kullanılabilir. 2. **Özel Kişinin YouTube Yayını:** Bu ise, herhangi bir kanuni dayanağı veya yetkili merci kararı olmaksızın, özel bir kişi tarafından gerçekleştirilen bir eylemdir. Bu eylem, yukarıda açıklandığı gibi TCK m. 134 ve/veya TCK m. 136 kapsamında suç teşkil eder. **Delil Değeri Açısından Sonuçları:** CMK m. 140 ile elde edilen kayıtlar hukuka uygun delil iken, YouTube yayını gibi suç teşkil eden bir eylemle elde edilen kayıtlar 'hukuka aykırı delil'dir. CMK m. 217/2'ye göre 'Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir'. Bu ilkenin bir sonucu olarak, suç teşkil eden bir yayınla elde edilen görüntüler, kural olarak, o yayında görüntülenen kişilerin aleyhine bir ceza davasında delil olarak kullanılamaz (zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir ilkesi). Ancak, bu yayını yapan kişinin TCK m. 134 veya 136'dan yargılanmasında, bu yayın 'suçun konusu' olan delil niteliğindedir ve elbette kullanılır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/belirli-bir-bolgeye-odaklanan-youtube-yayinlarinin-hukukiligi)