Kamusal alanda belirli bir bölgeyi 24 saat boyunca canlı yayınlayan bir YouTube kanalının faaliyeti, TCK'nın 'Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar' bölümü çerçevesinde nasıl değerlendirilmelidir? Bu eylemin TCK m. 134 (Özel hayatın gizliliğini ihlal) ve TCK m. 135-136 (Kişisel verilerle ilgili suçlar) açısından unsurlarını tartışınız. Yargıtay'ın ses ve görüntünün 'kişisel veri' sayılıp sayılmayacağına ilişkin yaklaşımını eleştirel bir gözle analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308593

Bu faaliyet, birden fazla suçu oluşturma potansiyeli taşır: 1. **TCK m. 134 (Özel Hayatın Gizliliğini İhlal):** Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn: 12. CD, 2015/9708 E.), özel hayat sadece konutla sınırlı değildir. Kamuya açık alanda dahi kişilerin 'kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık' hakkı vardır. Belirli bir bölgenin sürekli ve 24 saat izlenmesi, o bölgedeki kişilerin günlük rutinlerinin, kimlerle görüştüklerinin, nereye gittiklerinin sürekli denetim altına alınması anlamına gelir ve bu durum özel hayatın gizliliğini ihlal eder. Görüntülerin canlı yayınlanması ise TCK m. 134/2'deki 'ifşa' unsurunu oluşturur. Bu suç şikayete tabidir. 2. **TCK m. 135-136 (Kişisel Veri Suçları):** Kişilerin görüntüleri ve sesleri, kimliği belirli veya belirlenebilir bir kişiye ilişkin her türlü bilgi olduğundan, KVKK ve TCK anlamında 'kişisel veri'dir. Bu görüntülerin kaydedilmesi TCK m. 135'i, YouTube üzerinden yayınlanarak 'yayılması' veya 'başkalarına verilmesi' ise TCK m. 136'yı oluşturur. Bu suçlar şikayete tabi değildir. **Yargıtay'ın Yaklaşımının Eleştirisi:** Yargıtay 12. Ceza Dairesi (örn: 2019/12886 E. sayılı karar), 'özel hayata ilişkin bir görüntü veya sesin' TCK m. 134'te özel olarak düzenlendiği için, TCK m. 136 kapsamında 'kişisel veri' olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmektedir. Bu görüş, 'özel normun genel norma önceliği' ilkesinin hatalı bir yorumuna dayanmaktadır ve eleştiriye açıktır. Çünkü bir fiil birden fazla normu ihlal edebilir (fikri içtima, TCK m. 44). Bir görüntünün hem özel hayata ilişkin olması hem de kişisel veri niteliği taşıması mümkündür. Yargıtay'ın bu yorumu, kişisel veri suçlarının (şikayete tabi olmayan) uygulama alanını daraltmakta ve mağdurun şikayetine bağlı olan özel hayatın gizliliği suçuna indirgeyerek korumayı zayıflatmaktadır. Doğru olan, her iki suçun da oluştuğunu kabul edip, TCK m. 44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren normdan (genellikle TCK m. 136) ceza vermektir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/belirli-bir-bolgeye-odaklanan-youtube-yayinlarinin-hukukiligi)