TCK m. 235'te düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunda, fiilin 'kamu görevlisi' tarafından işlenmesinin, suçun niteliği ve failin sorumluluğu açısından yarattığı farklılıkları, TCK m. 235/2-a ve TCK m. 235/2-d bentleri üzerinden karşılaştırarak analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308588

TCK m. 235 genel olarak özgü bir suç olmamakla birlikte, bazı seçimlik hareketler yalnızca belirli sıfata sahip kişilerce işlenebilir. TCK m. 235/2-a'da sayılan hileli davranışlar (örneğin, yeterliliğe sahip kişilerin katılımını engellemek, yeterliliği olmayanı ihaleye sokmak, teklifleri hileli değerlendirmek), doğası gereği ihale sürecinde görev alan ve yetki sahibi olan 'kamu görevlileri' (ihale komisyonu üyesi, ihale yetkilisi vb.) tarafından işlenebilecek özgü suç niteliğindedir. Bu bent kapsamındaki bir suça, kamu görevlisi olmayan bir kişi ancak TCK m. 40/2 uyarınca azmettiren veya yardım eden olarak iştirak edebilir. Buna karşılık, TCK m. 235/2-d'de düzenlenen 'ihaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin... aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları' fiili ise, ihale sürecindeki özel kişiler (istekliler) tarafından işlenebilen bir fiildir ve fail olmak için kamu görevlisi sıfatı gerekmez. Kamu görevlisi, bu anlaşmaya dahil olursa, bu durumda menfaat temin edip etmediğine göre TCK m. 235/4 (menfaat temini) veya diğer ilgili suçlardan (rüşvet, görevi kötüye kullanma) da ayrıca sorumlu olabilir. Dolayısıyla, failin sıfatı, suçun hangi seçimlik hareketle işlendiğini ve iştirak kurallarının nasıl uygulanacağını doğrudan etkilemektedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ihaleye-fesat-karistirma-sucu-cezasi-tck-235/)