İYUK m. 28 uyarınca idarenin mahkeme kararlarına uyma zorunluluğu ve bu zorunluluğa uyulmamasının sonuçları nelerdir? Bir iptal kararı sonrası idarenin 'hiç işlem tesis etmemesi' ile 'kararı etkisiz kılacak şekilde yeni bir işlem tesis etmesi' arasında hukuki sonuçlar açısından bir fark var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #308585

İYUK m. 28, idarenin mahkeme kararlarına uyma zorunluluğunu düzenleyen Anayasa m. 138'in bir yansımasıdır. Bu maddeye göre idare, mahkeme kararlarının gereğini 'gecikmeksizin' ve en geç kararın tebliğinden itibaren 'otuz gün içinde' yerine getirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğe uyulmamasının sonuçları şunlardır: 1. **Tazminat Sorumluluğu:** İdarenin kararı uygulamaması veya geç uygulaması nedeniyle zarara uğrayan ilgililer, idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açabilirler (İYUK m. 28/3). 2. **Kamu Görevlisinin Sorumluluğu:** Kararı süresi içinde kasten yerine getirmeyen kamu görevlisinin disiplin sorumluluğu saklıdır (İYUK m. 28/1). Ayrıca, bu eylemi TCK m. 257 (Görevi kötüye kullanma) kapsamında cezai sorumluluk da doğurabilir. Tazminat davası ise doğrudan kamu görevlisine değil, idareye karşı açılır; idare ödediği tazminatı ilgili kamu görevlisine rücu edebilir (İYUK m. 28/4). İdarenin 'hiç işlem tesis etmemesi' ile 'kararı etkisiz kılacak yeni bir işlem tesis etmesi' arasında pratik sonuç açısından fark yoktur. Her ikisi de mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmemesi anlamına gelir. 'Hiç işlem tesis etmeme', pasif bir eylemsizlik halidir. 'Kararı etkisiz kılacak yeni bir işlem' ise, şeklen karara uyulmuş gibi görünse de, iptal edilen işlemle aynı sonucu doğuran, hukuka karşı hile niteliğinde aktif bir eylemdir. Her iki durumda da idarenin hukuki ve mali sorumluluğu doğar ve ilgililer bu yeni işleme karşı da dava açabilirler. (Kaynak: 2577-sayili-idari-yargilama-usulu-kanunu-(iyuk).html, Madde 28)