HMK m. 129/1-ğ uyarınca cevap dilekçesinde davalının veya vekilinin imzasının bulunması zorunludur. Danıştay 3. Dairesi'nin 2008/2481 E. sayılı kararında, kanuni temsilcinin medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesi nedeniyle temsil yetkisinin sona erdiği ve vasi adayının imzaladığı temyiz dilekçesinin geçersiz olduğu belirtilmiştir. Bu kararı, tüzel kişilerin (şirketlerin) temsili ve Borçlar Kanunu'ndaki vekaletin sona erme halleri (BK m. 397) ile ilişkilendirerek açıklayınız. Temsil yetkisi olmayan bir kişi tarafından imzalanan dilekçenin hukuki akıbeti ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30858

Danıştay 3. Dairesi'nin kararı, tüzel kişilerin temsili ve temsil yetkisinin kaynağına ilişkin temel prensipleri ortaya koymaktadır. Bir limited şirketin temsili, ana sözleşme veya genel kurul kararıyla seçilen müdür (kanuni temsilci) tarafından sağlanır. Bu temsil ilişkisinin hukuki niteliği, Borçlar Kanunu anlamında bir vekalet ilişkisidir. BK m. 397 (eski), vekaletin, vekilin veya müvekkilin ehliyetini kaybetmesiyle kendiliğinden sona ereceğini hükme bağlar. Karardaki olayda, şirket müdürü olan kanuni temsilci, bir yıldan fazla hapis cezası alması nedeniyle medeni hakları kullanma ehliyetini (kısıtlanarak) kaybetmiştir. Bu durum, vekalet ilişkisini ve dolayısıyla şirketi temsil yetkisini kendiliğinden sona erdirmiştir. Temsilcinin kendisine atanan 'vasi adayı' veya 'vasi' ise, şirketin değil, ehliyetini kaybeden kişinin temsilcisidir. Dolayısıyla vasinin, o kişinin şahsi işleri için yetkisi vardır ancak o kişinin daha önce temsil ettiği şirketi temsil etme yetkisi yoktur. Bu durumda temsil yetkisi olmayan bir kişi tarafından imzalanan dilekçenin hukuki akıbeti, dilekçenin 'imzasız' sayılmasıdır. HMK m. 129/1-ğ ve İYUK m. 48/2 (atıfla İYUK m. 3) uyarınca imza, dilekçenin geçerlilik şartıdır. Mahkeme, bu eksikliği fark ettiğinde, İYUK m. 48/2 uyarınca, yetkili kişilerce (yeni seçilecek müdür veya tüm ortaklar tarafından) imzalanmış yeni bir dilekçe sunulması için süre vermelidir. Kararda olduğu gibi, verilen süre içinde bu eksiklik giderilmezse, dilekçe (temyiz istemi) 'verilmemiş/yapılmamış sayılır'. (Bkz: Danıştay 3. Daire E: 2008/2481, K: 2011/2208)