Anayasa Mahkemesi'nin 'Yahya Turgut' ([GK], B. No: 2021/43694) kararında, derece mahkemesinin, sanığın 'örgüt içi tayine tabi' olarak görev yapması ve '17/25 Aralık sürecinden sonra da' örgütsel faaliyetlere devam etmesi gibi olguları, örgütün nihai amacını bildiğine dair bir karine olarak kabul etmesini 'temelsiz ve keyfi' bulmamıştır. AYM'nin bu yaklaşımını, 'kanun yolu incelemesi eleştirisi' ve 'AYM'nin süper temyiz mahkemesi olup olmadığı' tartışmaları ışığında değerlendiriniz. AYM, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesini denetlerken, derece mahkemesinin delil takdirine ne ölçüde müdahale edebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30835

AYM'nin 'Yahya Turgut' kararı, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin denetimi ile 'kanun yolu denetimi' arasındaki hassas çizgiyi göstermektedir. AYM, kural olarak bir 'süper temyiz mahkemesi' değildir; yani derece mahkemelerinin delilleri nasıl takdir ettiği, hangi delili hükme esas aldığı veya suçun sübuta erip ermediği gibi konularla ilgilenmez. Bunlar kanun yolu denetiminin konusudur (Anayasa m. 148/3, 6216 s.K. m. 49/6). Ancak, Anayasa'da güvence altına alınan bir temel hakkın (burada kanunilik ilkesi - Anayasa m. 38) ihlal edilip edilmediğini denetlerken, derece mahkemesinin yorum ve uygulamasının bu hakkın özünü zedeleyip zedelemediğini incelemek zorundadır. 'Yahya Turgut' kararında AYM, derece mahkemesinin delil takdirinin sonucunu (sanık suçludur/suçsuzdur) değil, bu sonuca ulaşırken kullandığı 'yorumlama yöntemini' denetlemiştir. AYM, mahkemenin 'örgüt içi tayine tabi olma' ve 'milat sonrası faaliyetlere devam etme' olgularından yola çıkarak sanığın kastının varlığı sonucuna ulaşmasının 'bariz takdir hatası' veya 'açıkça keyfilik' içerip içermediğini sorgulamıştır. Mahkemenin bu yorumunun, suçun unsurlarını 'öngörülemez' ve 'genişletici' bir şekilde yorumlayıp yorumlamadığını incelemiştir. AYM, bu yorumu 'temelsiz ve keyfi' bulmadığı sürece, derece mahkemesinin delil takdirine müdahale etmemektedir. Yani AYM, 'bu delillerle bu sonuca varılamaz' demek yerine, 'bu delillerden bu sonuca varılırken yapılan yorum, kanunilik ilkesinin sınırları içinde kalmış mıdır?' sorusuna cevap aramaktadır. Bu, delil takdirine doğrudan bir müdahale değil, yargısal yorumun anayasallık denetimidir ve AYM'nin görev alanı içindedir. (Bkz: AYM Yahya Turgut Kararı [GK], B. No: 2021/43694, § 54)