Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/15116 E. sayılı kararında, muris muvazaası davasında mahkemenin, tarafların bildirmediği kişileri 'kamu tanığı' sıfatıyla re'sen dinlemesi ve kararını bu tanıkların beyanına dayandırması HMK m. 25/2'ye ('hakim, kendiliğinden delil toplayamaz') aykırı bulunmuştur. 'Taraflarca getirilme ilkesi'nin bu katı uygulamasını, davanın niteliği (muris muvazaası) ve hakimin davayı aydınlatma ödevi (HMK m. 31) ile karşılaştırarak değerlendiriniz. Hakimin davayı aydınlatma ödevi, tarafların hiç dayanmadığı bir delili (tanık) re'sen toplamasına imkan verir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30829

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/15116 E. sayılı kararı, 'taraflarca getirilme ilkesi' (HMK m. 25) ile 'hakimin davayı aydınlatma ödevi' (HMK m. 31) arasındaki hassas sınırı çizmesi bakımından önemlidir. HMK m. 25/2, kanunda belirtilen istisnalar dışında hakimin kendiliğinden delil toplayamayacağını açıkça hükme bağlar. Muris muvazaası davaları, kamu düzenini ilgilendiren ve 'kendiliğinden araştırma ilkesi'nin uygulandığı davalardan değildir. Bu nedenle bu davalarda da kural olarak taraflarca getirilme ilkesi geçerlidir. Hakimin davayı aydınlatma ödevi (HMK m. 31), tarafların getirdiği delillerin yetersiz veya çelişkili olması durumunda, hakimin taraflara yeni delil göstermeleri veya mevcut delillerle ilgili açıklama yapmaları için soru sormasını ve yol göstermesini kapsar. Ancak bu ödev, hakime, tarafların hiç dayanmadığı, dilekçelerinde veya delil listelerinde hiç bahsetmedikleri bir delili (örneğin yeni bir tanığı) re'sen (kendiliğinden) toplama ve davaya dahil etme yetkisi vermez. Mahkemenin 'kamu tanığı' gibi bir sıfatla, tarafların iradesi dışında tanık dinlemesi, taraflarca getirilme ilkesinin açık bir ihlalidir. Bu durum, hakimin tarafların yerine geçerek dava malzemesi yaratması anlamına gelir ki bu, HMK'nın sistematiğine aykırıdır. Hakimin aydınlatma ödevi, tarafların sunduğu dava malzemesinin sınırları içinde kalmalıdır. Taraflar tanık deliline dayanmışlarsa, hakim onlara tanık listesi vermeleri için süre verebilir; ancak hiç dayanmamışlarsa, re'sen tanık celp edemez. Yargıtay kararı bu ayrımı net bir şekilde ortaya koyarak, aydınlatma ödevinin, taraflarca getirilme ilkesini ortadan kaldıran bir 'istisna' olmadığını isabetli bir şekilde vurgulamıştır. (Bkz: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E: 2016/15116, K: 2017/3542)