Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m. 20, belirli bir miktarda yatırım yapan (örn: 400.000 USD değerinde taşınmaz alan) yabancılara istisnai olarak Türk vatandaşlığı kazanılabileceğini düzenlemektedir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m. 12/1-b ise, istisnai vatandaşlığı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) m. 31/1-j uyarınca 'kısa dönem ikamet izni alanlar' için öngörmektedir. Yönetmeliğin, ikamet izni almayı bir ön şart olarak aramadan doğrudan yatırımla vatandaşlık yolunu açmasının Anayasa m. 66/3'teki 'Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır' ilkesi açısından hukuki geçerliliğini tartışınız. Bu durum bir 'fonksiyon gaspı' olarak nitelendirilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30818

Yönetmeliğin 20. maddesinin hukuki geçerliliği, Anayasa m. 66/3'te düzenlenen 'vatandaşlığın kazanılmasında kanunilik' ilkesi açısından oldukça tartışmalıdır. Anayasa, vatandaşlık kazanma şartlarının 'kanunla' gösterilmesini emretmektedir. Yönetmelikler ise kanunların uygulanmasını sağlamak için çıkarılabilir ve kanuna aykırı olamaz (Anayasa m. 124). Sorun, Yönetmelik m. 20'nin kanuni bir dayanağının olup olmadığıdır. 1. **Doğrudan Yasal Dayanak Yokluğu:** 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nda (TVK) 'yatırım yoluyla doğrudan vatandaşlık kazanma' usulü açıkça düzenlenmemiştir. 2. **Dolaylı Dayanağın Yetersizliği:** Yönetmeliğin dayanağı olarak TVK m. 12/1-b gösterilmektedir. Ancak bu madde, YUKK m. 31/1-j uyarınca 'kısa dönem ikamet izni alanlara' vatandaşlık hakkı tanımaktadır. YUKK'taki bu hüküm ise 'vatandaşlık kazanmayı' değil, 'ikamet izni almayı' düzenler. Yönetmelik, bu iki kanunu birleştirerek ve ikamet izni alma şartını (ve YUKK m. 32'deki diğer koşulları) fiilen atlayarak, kanunda olmayan yeni bir vatandaşlık kazanma usulü ihdas etmektedir. 3. **Fonksiyon Gaspı Tartışması:** Yasama organına ait olan 'vatandaşlık kazanma şartlarını belirleme' yetkisinin, kanuni bir delegasyon olmadan yürütme organı tarafından bir yönetmelikle kullanılması, yasama yetkisinin gaspı anlamına gelen bir 'fonksiyon gaspı' olarak nitelendirilebilir. Yürütme, kanunun çizdiği sınırları aşarak, kanunda olmayan bir hakkı ilk elden yaratmaktadır. Sonuç olarak, Yönetmelik m. 20'nin, kanuni bir dayanağı olmaksızın yeni bir vatandaşlık kazanma yolu yaratması sebebiyle Anayasa m. 66/3 ve m. 124'e aykırı olduğu ve yok hükmünde sayılabileceği güçlü bir şekilde savunulabilir. (Bkz: sen.av.tr, 'Yatırım Esasına Dayalı Türk Vatandaşlığının Hukukiliği' makalesi)