Yargıtay İBK 2017/9 E. sayılı kararında atıf yapılan doktrin görüşlerine göre, İş Kanunu m. 25/II'de (ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık) savunma alınma zorunluluğunun olmaması, ancak m. 19/2'de daha hafif olan geçerli nedenle fesihte (davranış nedeniyle) savunma alınmasının zorunlu olması nasıl açıklanmaktadır?
Bu durum, kanun koyucunun bilinçli bir tercihi olarak açıklanmaktadır. İşçinin davranışı hem geçerli fesih (daha hafif) hem de haklı fesih (daha ağır) nedeni olabilir. İş K. m. 25/II kapsamındaki fiiller, iş ilişkisinin devamını çekilmez kılan en ağır ihlallerdir ve işçiyi kıdem tazminatından dahi mahrum bırakır. Kanun koyucu, daha hafif sonuçları olan geçerli nedenle fesihte savunma hakkını bir güvence olarak öngörmüş, ancak en ağır yaptırımı gerektiren ve iş ilişkisini temelden sarsan m. 25/II hallerinde bu prosedürü beklemeyi anlamsız bulmuştur. Bu nedenle m. 19/2'de, m. 25/II'yi özellikle istisna tutarak bu durumu netleştirmek istemiştir.