Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.07.2013 tarihli ve 399805 sayılı itiraz kanun yolu başvurusu ile 04.03.2014 tarihli ve 738-103 sayılı kararlarında, sanık müdafiinin 'duruşmalı inceleme' talebinin Yargıtay'daki temyiz yargılaması açısından önemini değerlendiriniz. Özellikle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'un 318. maddesinin bu bağlamdaki rolünü ve savunma hakkının kısıtlanması riskini tartışınız.
Yargıtay'da temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebi, sanığın adil yargılanma ve savunma hakkının önemli bir güvencesidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.07.2013 tarihli (399805) ve 04.03.2014 tarihli (738-103) kararları, bu konuyu detaylıca ele almıştır. I. Duruşmalı İnceleme Talebinin Önemi: * Savunma Hakkı: Duruşmalı inceleme, sanığa veya müdafiine Yargıtay önünde son kez sözlü savunma yapma imkanı (mürafaa) sağlar. Bu, dosya üzerinden yapılacak incelemeye göre sanık lehine bir durumdur. Özellikle ağır ceza gerektiren suçlarda, sanığın veya müdafiinin kendini doğrudan ifade etmesi, savunmanın etkinliği açısından kritik öneme sahiptir. * Adil Yargılanma Hakkı: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinde ve Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı, yargılamanın her aşamasında taraflara kendilerini savunma fırsatı verilmesini gerektirir. Duruşmalı inceleme, bu hakkın temyiz aşamasında da tam olarak sağlanmasına katkıda bulunur. II. Yasal Dayanak: CMUK Madde 318 ve CMK Madde 299: * 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi: Bu madde, 'Ağır ceza hükümlerinin tetkikinde duruşma' başlığını taşır ve 'Ağır cezaya mütaallik hükümlerde Temyiz Mahkemesi tetkikatını maznunun temyiz istidasındaki talebi üzerine veya dilerse resen duruşma icrası suretiyle yapar. Duruşma gününden maznuna veya talebi üzerine müdafiine haber verilir. Maznun duruşmada hazır olabileceği gibi kendisini vekaletnameyi haiz bir müdafi ile de temsil ettirebilir.' hükmünü içerir. Bu madde, ağır cezayı gerektiren davalarda duruşmalı incelemeyi kural olarak kabul etmiştir. * 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi: Yeni CMK da benzer bir düzenleme getirerek, 'on yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde, temyiz başvurusundaki talep üzerine Yargıtay’daki incelemenin duruşma yoluyla yapılmasının zorunlu olduğunu' hükme bağlamıştır. * Ağır Cezalık İşlerin Tanımı: CMUK 421'de ve 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinde ağır cezalı işler, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve 10 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar olarak tanımlanmıştır. III. Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararlarının Yorumu: * Olayın Özeti: Sanıklar hakkında tasarlayarak öldürmeye azmettirme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmiş, bu hüküm temyiz edilmiştir. Sanık müdafii, temyiz başvurusunda duruşmalı inceleme talep etmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, ilk olarak direnme gerekçelerinin isabetini incelemiş ve hükmün esası için dosyayı Özel Daireye göndermeye karar vermiştir. Ancak Özel Daire, duruşma isteğini değerlendirmeden dosya üzerinden inceleme yaparak hükmü onamıştır. * CGK'nın Kararı (04.03.2014): Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Özel Daire'nin bu yaklaşımını hatalı bulmuş ve 'duruşma talebi değerlendirilmeden dosya üzerinden inceleme yapılmasının, savunma hakkının sınırlandırılması' niteliğinde olduğunu belirtmiştir. CGK, 'hükmün esası ile ilgili temyiz incelemesine yönelik duruşma isteğinin kabul edilerek temyiz incelemesinin duruşmalı olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini' vurgulamıştır. * Önemi: Bu kararlar, Yargıtay'ın, Kanun'un açık hükmü (CMUK 318, CMK 299) gereği, ağır cezayı gerektiren dosyalarda sanık veya müdafiinin talebi üzerine duruşmalı inceleme yapma zorunluluğunu mutlak kabul ettiğini göstermektedir. Bu zorunluluğa uyulmaması, 'savunma hakkının kısıtlanması' ve dolayısıyla 'adil yargılanma hakkının ihlali' olarak değerlendirilir. Hukuki dinlenilme hakkının temyiz aşamasında da tam olarak sağlanmasının adil bir yargılama için elzem olduğu vurgulanmıştır. Sonuç: Ağır cezayı gerektiren suçlarda sanık veya müdafiinin duruşmalı inceleme talebi, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının vazgeçilmez bir unsuru olarak kabul edilmiştir. Yargıtay'ın bu yöndeki kararları, Yargıtay'daki temyiz incelemesinin kural olarak dosya üzerinden yapılsa da, Kanun'da açıkça öngörülen istisnalarda yargılamanın temel güvencelerinden ödün verilmemesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.