5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 248. maddesinde düzenlenen 'Zorlama Amaçlı Elkoyma ve Teminat Belgesi' tedbirinin amacını ve uygulanabileceği suç tiplerini (katalog suçlar) açıklayınız. Bu tedbirin kaçak sanığın yakınları üzerindeki potansiyel etkisini ve Kanun'da bu etkiyi hafifletmeye yönelik öngörülen düzenlemeyi belirtiniz.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 248, hakkında 'kaçak' kararı verilen sanıkların yargılamaya gelmelerini sağlamak amacıyla uygulanan bir dizi tedbiri düzenler. Bu tedbirlerin temel amacı, sanığı duruşmaya gelmeye zorlamaktır. I. Zorlama Amaçlı Elkoyma Tedbirinin Amacı: CMK 248. maddenin gerekçesinde belirtildiği gibi, bu tedbirlerin temel amacı 'sanığın duruşmada hazır bulunmasını olanaklı kılmak' ve onu 'zorlamaktır'. Özellikle devlete veya kamu kuruluşlarına karşı suç işleyip yurt dışına kaçan ve Türkiye'deki mallarından gelir elde ederek rahat yaşayan sanıkların duruşmaya getirilmesini sağlamaktır. Bu tedbirler, sanık yakalandığında veya kendiliğinden gelerek teslim olduğunda kaldırılır (CMK m. 248/4). II. Uygulanabileceği Suç Tipleri (Katalog Suçlar - CMK m. 248/2): CMK 248'deki 'zorlama amaçlı elkoyma' tedbiri, her suç için değil, Kanunda sınırlı sayıda belirtilen 'katalog suçlar' için uygulanabilir. Bu katalog suçlar şunlardır: * Türk Ceza Kanunu'nda tanımlanan: * Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (m. 76, 77, 78) * Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (m. 79, 80) * Hırsızlık (m. 141, 142) * Yağma (m. 148, 149) * Güveni kötüye kullanma (m. 155) * Dolandırıcılık (m. 157, 158) * Hileli iflas (m. 161) * Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m. 188) * Parada sahtecilik (m. 197) * Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m. 220) * Zimmet (m. 247) * İrtikâp (m. 250) * Rüşvet (m. 252) * İhaleye fesat karıştırma (m. 235) * Edimin ifasına fesat karıştırma (m. 236) * Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (m. 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308) * Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (m. 309, 310, 311, 312, 313) * Silahlı örgüt (m. 314) veya bu örgütlere silah sağlama (m. 315) * Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (m. 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) * Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan: Silah kaçakçılığı (m. 12) * Bankalar Kanununun 22. maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan: Zimmet suçu * Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar * Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74. maddelerinde tanımlanan suçlar Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 12.05.2008 tarihli, 2008/4388 E., 2008/4736 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, CMK 248/2. maddesinde sayılan katalog suçların dışında kalan suçlar için 'kaçak' kararı verilemez ve bu tedbirler uygulanamaz. Ancak Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 16.01.2008 tarihli, 2007/6573 E., 2008/286 K. sayılı kararında vurgulandığı gibi, bu katalog, 'zorlama amaçlı elkoyma' tedbirinin uygulanabilmesi için bir ön şart olup, CMK 247/3. maddesinde suç ayrımı yapılmaksızın 'kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabileceği' hükmü bulunmaktadır. III. Tedbirin Kaçak Sanığın Yakınları Üzerindeki Etkisi ve Hafifletici Düzenleme (CMK m. 248/6): Elkoyma tedbiri, kaçak sanığın malvarlığı üzerinde önemli bir kısıtlama yaratır. Bu durum, sanığın yasal olarak bakmakla yükümlü bulunduğu yakınlarını olumsuz etkileyebilir ve onları yoksulluğa düşürebilir. Kanun koyucu, bu potansiyel olumsuz etkiyi göz önünde bulundurarak şu düzenlemeyi getirmiştir: * Geçim Yardımı: CMK 248/6'ya göre, 'Sulh ceza hâkimi veya mahkeme elkoymaya karar verdiğinde, kaçağın yasal olarak bakmakla yükümlü bulunduğu yakınlarının alınan tedbirler nedeniyle yoksulluğa düşebileceklerini saptarsa, bunların geçimlerini sağlamak üzere, elkonulan mal varlığından sosyal durumları ile orantılı miktarda yardımda bulunulması konusunda kayyıma izin verir.' Bu yardım, muntazam bir ödenek şeklinde de olabilir. Bu düzenleme, tedbirin amacının dışında kalan, masum üçüncü kişilerin (kaçak sanığın bakmakla yükümlü olduğu ailesi) mağduriyetini engellemeyi amaçlar. * Kayyımın Rolü: Bu durumda, elkonulan malların idaresi için atanan kayyım (CMK m. 248/1, gerekçe), mahkemece belirlenen bu yardımın dağıtılmasından sorumlu olacaktır. Kayyım, Türk Medeni Kanunu'na göre atanmış bir vasi gibi hareket eder ve mahkemeye hesap vermekle yükümlüdür. Bu tedbirlere karşı itiraz edilebilir (CMK m. 248/8). Sanığın itiraz hakkı yoktur, ancak bakmakla yükümlü olduğu kişilerin itiraz hakkı vardır (CMK m. 248 gerekçe).