4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen 'işçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması' durumunun haklı fesih nedeni oluşturmasındaki özel koşulları ve bu durumun 25/I-b bendindeki sağlık nedenlerinden farkını açıklayınız. Yargıtay'ın 19.10.2018 tarihli içtihadı birleştirme kararı ışığında bu durumda savunma alma zorunluluğunu değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307764

4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, işçinin kendi kusurlu davranışlarından kaynaklanan sağlık problemlerini işveren için haklı fesih nedeni olarak düzenlerken, (b) bendi kusura dayanmayan genel sağlık durumlarını ele alır. Bu iki durum, neden ve sonuçları açısından farklılık gösterir. **I. İşçinin Kendi Kusurundan Kaynaklanan Sağlık Nedenleri (4857 S. K. m. 25/I-a):** Bu bent, işverene iş sözleşmesini haklı nedenle derhal fesih hakkı veren şu koşulları içerir: * **Hastalık Kaynağı:** İşçinin kendi kastından (bilerek ve isteyerek), derli toplu olmayan yaşayışından (örn. aşırı kumar, düzensiz yaşam), yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hale gelmesi. * **Devamsızlık Süresi:** Bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi. Bu bentteki fesih nedenleri, işçinin sağlık sorununun kendi kusurlu davranışından (kasıt, ihmal, sorumsuz yaşam biçimi) kaynaklanması esasına dayanır. İşçinin davranışlarının, kendi sağlığı üzerinde olumsuz bir etki yaratması ve bunun sonucunda işe devamsızlık olması durumudur. **II. 25/I-b Bendindeki Sağlık Nedenlerinden Farkı:** * **Kusur Faktörü:** 25/I-a bendinde işçinin hastalığının kaynağında 'kendi kastı veya kusurlu yaşayış biçimi' gibi bir kusur faktörü varken, 25/I-b bendinde işçinin hastalığı, kazası, doğum veya gebelik gibi haller, kural olarak işçinin kusuruna bağlanmaz. (25/I-b'nin ilk paragrafı 'tedavi edilemeyecek nitelikte hastalık', ikinci paragrafı ise 'bekleme süresini aşan devamsızlık' hallerini kapsar ve bu hallerde işçinin kusuru aranmaz). * **Devamsızlık Süresi:** 25/I-a bendinde devamsızlık süresi ardı ardına 3 iş günü veya bir ayda 5 iş günü iken, 25/I-b bendinde bu süre işçinin kıdemine göre değişen bildirim sürelerine ek 6 hafta gibi daha uzun bir süreyi işaret eder. **III. Savunma Alma Zorunluluğu Açısından Değerlendirme (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı):** Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 19.10.2018 tarihli, 2017/9 Esas ve 2018/10 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı, doğrudan 25. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sağlık raporları nedeniyle derhal fesihleri konu almıştır. Ancak kararın genel gerekçesi ve İş Kanunu'nun 19. maddesi ile 25. maddesinin son fıkrası arasındaki ilişkisi, 25/I-a bendi için de savunma alma zorunluluğunun bulunmadığı sonucunu destekler: * **25. Maddenin Genel Kapsamı:** İçtihadı birleştirme kararı, 25. maddenin son fıkrasında 19. maddeye atıf yapılmamasını genel olarak haklı nedenle derhal fesihlerde savunma alma zorunluluğunun bulunmadığının bir göstergesi olarak kabul etmiştir. Bu yorum, 25. maddenin (a), (b), (c) ve (d) bentleri dahil tüm haklı fesih nedenlerini kapsar. * **Savunma Amacıyla Bağdaşmama:** Her ne kadar 25/I-a bendindeki durum işçinin kusurlu bir davranışından (kendi kastı, derli toplu olmayan yaşayış, içkiye düşkünlük) kaynaklansa da, bu durumun yol açtığı sağlık problemi ve devamsızlık, 'işçinin davranış veya verimi ile ilgili' fesih (19. madde kapsamındaki geçerli fesih) ile aynı nitelikte değildir. Zira burada sağlık problemine bağlı bir devamsızlık söz konusudur. Sağlık nedeniyle olan bir devamsızlıkta, işçiden alınacak savunmanın fiili durumu değiştirmeyeceği veya işverenin kararını etkilemeyeceği düşünülmektedir. Bu tür hallerde fesih, doğrudan kanunda belirtilen sürelere ve kusurlu davranışın neden olduğu sağlık problemine bağlanmıştır. **Sonuç:** İçtihadı birleştirme kararı doğrudan 25/I-a bendini ele almasa da, getirdiği genel yorum (25. madde kapsamındaki haklı fesihlerde savunma zorunluluğu yok) ve savunma almanın amacı doğrultusunda, 25/I-a bendine göre yapılan fesihlerde de işverenin fesihten önce işçiden savunma alma zorunluluğu bulunmadığı sonucuna varılabilir. Zira her iki durumda da (25/I-a ve 25/I-b) fesih, işçinin sağlık durumuna bağlı devamsızlıktan kaynaklanmaktadır ve bu durumlar işçinin iradesiyle değiştirebileceği, davranış veya verimine bağlı nedenler olarak değerlendirilmemektedir.