Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 13.12.2019 tarihli kararında, Yargıtay 14. Ceza Dairesi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu arasındaki içtihat aykırılığının giderilmesi öncesinde karşılaşılan 'ön sorun'u açıklayınız. Bu ön sorunun nasıl çözüldüğünü ve Yargıtay Kanunu'nun ilgili hükmü bağlamında içtihat birleştirme sürecinin işleyişini değerlendiriniz.
Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 13.12.2019 tarihli, 2019/6 Esas ve 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın (Bakanlık) ceza davalarından haberdar edilip edilmeyeceği konusunda ortaya çıkan içtihat aykırılığı giderilmeden önce bir 'ön sorun' tartışılmıştır. **I. İçtihat Aykırılığının Konusu ve Ön Sorun:** * **Uyuşmazlık:** Yargıtay 14. Ceza Dairesi, Bakanlığın davadan haberdar edilmesinde ve yokluğunda verilen kararın tebliğinde zorunluluk bulunmadığı görüşünü benimserken, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.04.2018 tarihli ve 2016/14-1448 E.-2018/177 K. sayılı kararında Bakanlığın yokluğunda verilen kararların anılan Bakanlığa tebliğinin zorunlu olduğuna hükmedilmiştir. Bu durum, daireler arasında farklı uygulamaların sürdürüldüğü bir içtihat aykırılığı oluşturmuştur. * **Ön Sorun:** İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunda, işin esasına geçilmeden önce bir 'ön sorun' ileri sürülmüştür: "Yargıtay On Dördüncü Ceza Dairesince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmesinin zorunlu olmadığı yönünde açıkça verilmiş bir karar bulunmadığı, bu nedenle içtihat aykırılığından söz edilemeyeceği ileri sürülerek içtihadı birleştirmeye karar verilmesinin mümkün olmadığı." **II. Ön Sorunun Çözümü ve İçtihat Birleştirme Süreci:** Ön sorun, yani Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin açıkça yazılı bir kararı olmaksızın içtihat aykırılığının var olup olmadığı tartışılmıştır. Büyük Genel Kurul, bu ön sorunu aşarak içtihat birleştirme kararı verilmesi gerektiğine üçte ikiyi aşan oy çokluğu ile karar vermiştir. Bu çözüm, Yargıtay Kanunu'nun ilgili hükmü ve içtihat birleştirmenin amacı doğrultusunda gerçekleşmiştir: * **Yargıtay Kanunu'nun 16. Maddesi:** Yargıtay Kanunu'nun 'Yargıtay Büyük Genel Kurulunun Görevleri' başlıklı 16. maddesinin beşinci fıkrası, 'Hukuk Genel Kurulunun benzer olaylarda birbirine aykırı biçimde verdiği kararları ile Ceza Genel Kurulunun yine benzer olaylarda birbirine aykırı olarak verdiği kararları veya Hukuk Genel Kurulu ile bir hukuk dairesi; Hukuk Genel Kurulu ile bir ceza dairesi veya Ceza Genel Kurulu ile bir ceza dairesi; Ceza Genel Kurulu ile bir hukuk dairesi veya bir hukuk dairesi ile bir dairesi ceza arasındaki içtihat uyuşmazlıklarını gidermek ve içtihatları birleştirmek' görevini İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kuruluna vermektedir. * **Ön Sorunun Aşılması:** Karar metninde belirtildiği üzere, ön sorun, Yargıtay 14. Ceza Dairesi uygulamasının 'istikrarlı ve sürekli olması' nedeniyle içtihat aykırılığının varlığının kabul edilmesiyle çözülmüştür. Yani, dairenin açıkça yazılı bir kararında bu ibare olmasa dahi, uygulamanın (dosyaların esastan sonuçlandırılması ve hükümlerin bozulmaması gibi) sürekli ve yerleşik bir hal alması, bir 'içtihat' olarak kabul edilmiştir. Bu durum, içtihat aykırılığının sadece yazılı bir kararda açıkça belirtilen bir görüş farklılığı ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda yerleşik uygulamalarla da ortaya çıkabileceğini göstermektedir. **III. İçtihat Birleştirmenin Önemi:** Bu süreç, Yargıtay'ın yargı birliğini sağlama, hukuki belirsizlikleri giderme ve benzer olaylarda farklı kararların önüne geçme misyonunun bir parçasıdır. Yargıtay, bu yolla uygulamada istikrarı sağlamakta ve hukuki öngörülebilirliği artırmaktadır. Ön sorunun, yazılı bir kararda açıkça bir karşı görüş belirtilmese de, yerleşik bir daire uygulamasının 'içtihat' olarak kabul edilmesiyle aşılması, hukuki yorumda esnekliğin ve gerçek uygulamadaki farklılıkların dikkate alındığının bir göstergesidir.