6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 75/6. maddesi gereğince grevi uygulayan sendikanın üye çoğunluğunu kaybetmesi nedeniyle grevin sona erdirilmesine mahkemece karar verilmesi halinde, yetki belgesinin hükümsüz kalacağına ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.11.2017 tarihli kararının gerekçelerini ve bu kararın sendika örgütlenme özgürlüğü üzerindeki potansiyel etkilerini tartışınız. Özellikle 'işçileri temsil yeteneğini yitirme' argümanını ele alınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307756

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.11.2017 tarihli, 2017/2783 Esas ve 2017/1427 Karar sayılı kararı, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 SK) 75/6. maddesinde yer alan bir boşluğu doldurarak, grevi uygulayan sendikanın yetki tespit başvuru tarihindeki üyelerinin dörtte üçünü kaybetmesi nedeniyle grevin sona erdirilmesine mahkemece karar verilmesi halinde, yetki belgesinin de hükümsüz kalacağına hükmetmiştir. **I. Kararın Gerekçeleri:** 1. **Kanun Boşluğunun Tespiti:** 6356 SK 75/6. maddesi, üye kaybı nedeniyle grevin sona erdirilmesini düzenlemiş ancak bu durumda yetki belgesinin akıbeti hakkında bir hüküm içermemiştir. Kurul, bu durumun bir 'açık kanun boşluğu' olduğunu tespit etmiştir. (TMK m. 1) 2. **Kıyas Yoluyla Yorum ve Kanun Sistematiği:** Yargıtay, kanun koyucunun sendikal yetkinin düşmesini veya yetki belgesinin hükümsüz kalmasını genellikle sendikanın toplu pazarlıkta elindeki en önemli araç olan grevi yapamamasına veya yapamaz hale gelmesine bağladığını gözlemlemiştir. Kanunda yer alan diğer yetki düşme halleri (örneğin süresinde çağrı yapmama, toplu görüşmeye gelmeme, grev kararı almama/uygulamama, Yüksek Hakem Kurulu'na başvurmama) bu mantığı desteklemektedir. Yani Kanun, grevin uygulanamaz hale gelmesini yetki belgesinin hükümsüz kalmasının zorunlu bir sonucu olarak görmüştür. 3. **'İşçileri Temsil Yeteneğini Yitirme' Argümanı:** Kararın ana argümanlarından biri, işyerinde üyelerinin dörtte üçünü kaybeden bir sendikanın 'işçiler adına hareket gücünün ortadan kalktığı'dır. Bu sendikanın fiilen işyerinde tabanı kalmadığı ve artık işçileri temsil etme yeteneğini yitirdiği kabul edilmiştir. Toplu iş sözleşmesi yapma ve işçiler adına kural koyma yeteneğini yitiren bir sendikanın yetki belgesinin hâlâ geçerliliğini sürdürmesinin mantıksız olduğu savunulmuştur. 4. **Toplu İş Sözleşmesi Sisteminin İşlerliği:** Yargıtay, yetkinin devam edeceğinin kabulünün, toplu iş sözleşmesi sisteminin tıkanmasına yol açacak sonuçlar doğuracağını belirtmiştir. İşyerinde yetkili sendika varken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın başka bir sendikanın yetki başvurusunu işleme koyması ve yetki vermesi mümkün değildir. Üye çoğunluğunu yitirmiş bir sendikanın yetkisinin devam etmesi, daha etkili olabilecek başka bir sendikal örgütlenmenin önünü tıkayacak ve işyerini etkili bir sendikal düzenin dışında bırakacaktır. Bu durum, Anayasa'nın sendikal örgütlenmeyi bir hak olarak tanıdığı sisteme (Anayasa m. 54) aykırı olarak değerlendirilmiştir. **II. Sendika Örgütlenme Özgürlüğü Üzerindeki Potansiyel Etkileri:** Bu karar, sendika örgütlenme özgürlüğü (Anayasa m. 51, AİHS m. 11, ILO 87 ve 98 sayılı Sözleşmeler) açısından hem olumlu hem de olumsuz potansiyel etkilere sahiptir: * **Olumlu Etkiler (Kararın savunduğu):** Karar, aslında sendikal örgütlenme özgürlüğünü korumayı amaçladığını ileri sürer. İşçilerin fiilen desteklemediği, temsil gücünü yitirmiş bir sendikanın yetkisinin devam etmesi, işçilerin sendika seçme özgürlüğünü ve yeni, daha temsili sendikalar kurma hakkını kısıtlayabilir. Karar, yetki belgesinin düşmesini sağlayarak, işyerinde gerçek anlamda temsil gücü olan sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmesinin ve işçilerin haklarının korunabilmesinin önünü açmaktadır. Böylece toplu pazarlık sisteminin demokratik ve etkin bir şekilde işlemesi sağlanmaktadır. * **Olası Olumsuz Etkiler (Eleştirisel Bakış):** Ancak, bu kararın potansiyel bazı olumsuz etkileri de olabilir: * **İşveren Müdahalesi Riski:** İşverenler, grev sırasında işçileri sendikadan istifaya teşvik ederek (bazen yasal olmayan yollarla) sendikanın yetkisini düşürmeye çalışabilir. Bu karar, sendikaların grev gücünü ve dolayısıyla toplu pazarlık gücünü zayıflatma potansiyeli taşır, zira işçilerin grev sırasındaki üye kaybı yetkiyi tamamen ortadan kaldırabilir. * **Grev Hakkının Zayıflaması:** Grev, sendikanın en önemli baskı aracıdır. Üye kaybı nedeniyle grevin sona ermesi ve yetkinin düşmesi, sendikaları grev kararı almaktan veya uygulamaktan çekindirebilir, bu da grev hakkının etkinliğini azaltabilir. * **Sistemsel Güvensizlik:** Sendikalar, yetki belgesinin ne zaman ve hangi koşullarda düşeceğine dair belirsizlik yaşayabilir, bu da sendikal stratejilerini ve üye ilişkilerini etkileyebilir. Karar, 'kanun boşluğunu' kıyas yoluyla doldurma metodolojisi açısından örnek teşkil etse de, sendikal örgütlenme özgürlüğü ve grev hakkının kullanımında dengeyi nasıl etkilediği, uygulayıcılar ve akademisyenler arasında tartışmaya açık bir konudur.