Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesinde yer alan 'Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır' ilkesini, Yargıtay'ın hukuki yorum ve kanun boşluğunun doldurulmasındaki rolüyle ilişkilendirerek açıklayınız. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.11.2017 tarihli kararında bu ilkenin nasıl uygulandığını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307753

Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 1, hukukun uygulanmasında temel bir ilkeyi ortaya koyar: "Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır." Bu ilke, hukuki yorumun sadece lafzi (sözel) değil, aynı zamanda gayeyi (amaçsal) yorumu da içermesi gerektiğini belirtir ve Yargıtay'ın kanun boşluklarını doldurmadaki yetkisinin dayanağını oluşturur. **I. Kanunun Sözü ve Özü (Ruhu) ile Yorumlanması:** * **Söz (Lafzi) Yorum:** Kanunun metninde kullanılan kelimelerin ve cümlelerin doğrudan anlamına odaklanır. Hukuki metinlerin açık olduğu durumlarda öncelikli olarak başvurulan yöntemdir. * **Öz (Ruhi/Gai/Amaçsal) Yorum:** Kanun hükmünün konuluş amacını, düzenlemenin arkasındaki gayeyi, kanun koyucunun iradesini ve hukuki düzenlemenin sistematiğini dikkate alarak anlamlandırmayı ifade eder. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.02.1997 tarihli, 1996/1 E., 1997/1 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 'Kanunun yorumu, kanun metninin anlamı ve ruhudur. Bu ruh, kanun kuralının izlediği gayeden çıkarılır.' Kanun hükmünün, konuluş amacına aykırı bir sonuç doğuracak şekilde yorumlanması, hukuk ilkelerine ve TMK 1. maddesine uygun düşmez. * **Yorumda Dikkate Alınanlar:** Kanunun sistematiği (hükmün bulunduğu yer ve diğer hükümlerle ilişkisi), gerekçe, tasarıların gelişimi, komisyon ve meclis görüşmeleri gibi hazırlık çalışmaları, hükmün konuluş amacı ve yorumun yapıldığı zamandaki şartlar ve ihtiyaçlar kanunun özünün tespitinde önem arz eder. **II. Kanun Boşluğu ve Yargıtay'ın Rolü:** Kanun hükümleri yorumlandığında, hukuksal bir soruna cevap veren uygulanabilir bir hüküm bulunamazsa 'kanun boşluğu'ndan bahsedilir. Hakim, 'kanun koyucu gibi hareket ederek' bu boşluğu doldurmakla görevlidir (TMK m. 1/2). Boşluk doldurmada en önemli araçlardan biri 'kıyas'tır. **III. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.11.2017 Tarihli Kararında Uygulama:** Karar, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 75/6. maddesinde, grev yapan sendikanın üye sayısının dörtte üçünü kaybetmesi nedeniyle grevin mahkeme kararıyla sona erdirilmesi durumunda sendikanın yetki belgesinin akıbetine ilişkin açık bir düzenleme bulunmamasını incelemiştir. Kurul, bu durumu bir 'açık kanun boşluğu' olarak kabul etmiştir. * **Boşluğun Tespiti:** Kurul, yetkinin devam etmesi halinde sistemin tıkanacağı, yeni sendikal örgütlenmelerin önünün tıkanacağı ve işçilerin sendikal haklarını kullanmasının engelleneceği sonucuna varmıştır. Bu durum, kanun koyucunun 'bilinçli susması' (bilinçli boşluk) değil, düzenlenmesi unutulmuş 'açık bir kanun boşluğu' olduğunu göstermektedir. * **Kıyas Yoluyla Doldurma:** Yargıtay, kanunun sistematiği ile benzer hukuki durum ve olguların düzenlendiği hükümlerden yararlanarak kıyas yapmıştır. Kanun'un, sendikanın grevi yapamaması veya yapamaz hale gelmesine (örneğin süresinde grev kararı almaması, grev oylamasında hayır çıkması) bağlanan yetki kaybı hallerine odaklandığı tespit edilmiştir. * **Amaçsal Yorumun Gücü:** Sendikanın işçiler adına hareket etme gücünü yitirdiği (üyelerinin dörtte üçünü kaybetmesi gibi) ve bu nedenle grevin mahkeme kararıyla sonlandırıldığı durumda, yetki belgesinin geçerliliğini sürdürmesinde kanun koyucunun bir yarar görmediği sonucuna varılmıştır. Bu, sendikal hakların korunması, işçilerin sendika seçme özgürlüğü ve toplu iş sözleşmesi sisteminin işlerliğini sağlama amacı ile örtüşmektedir. Bu kararda, Yargıtay TMK 1. maddesinin gereği olarak sadece kanunun metnine bağlı kalmamış, aynı zamanda kanunun genel amacını ve sendikal hakların anayasal güvencelerini de dikkate alarak, var olan boşluğu hukukun genel prensipleri ve benzer durumlar için öngörülen çözümlerle uyumlu bir şekilde doldurmuştur. Bu, yargıtayın hukukun gelişimindeki ve boşlukların giderilmesindeki aktif rolünü gözler önüne sermektedir.