4857 sayılı İş Kanunu'na göre, işverenin iş sözleşmesini feshetme hakkının kötüye kullanılması durumunda işçiye ödenen 'kötü niyet tazminatı'nın şartlarını ve iş güvencesi kapsamında olan işçilerle olmayan işçiler açısından farklarını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307749

4857 sayılı İş Kanunu'nda işverenin fesih hakkının kötüye kullanılması durumu, 'kötü niyet tazminatı' adı altında bir yaptırıma bağlanmıştır. Ancak bu tazminatın uygulanma alanı, iş güvencesi hükümleriyle doğrudan ilişkilidir. **I. Kötü Niyet Tazminatının Şartları ve Kapsamı (4857 S. K. m. 17):** İş Kanunu'nun 17. maddesinin altıncı fıkrasına göre, "İşveren, iş sözleşmesini bildirim süresine uymak suretiyle veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek feshettiği hallerde, bildirim süresine ait ücretin üç katı tutarında kötü niyet tazminatı ödemekle yükümlüdür." * **Uygulama Alanı:** Kötü niyet tazminatı, işverenin 'süreli fesih' hakkını kullanırken, fesih serbestisi ilkesinin kötüye kullanılması halinde gündeme gelir. Özellikle sendika üyeliği, sendikal faaliyetlere katılma, yasal haklarını arama, ırk, cinsiyet, gebelik gibi nedenlerle yapılan fesihler kötü niyetli fesih olarak kabul edilebilir. * **Tazminatın Miktarı:** Kötü niyet tazminatı, bildirim sürelerine ait ücretin üç katı tutarındadır. Bu, ihbar tazminatına ek olarak ödenen bir tazminattır. **II. İş Güvencesi Kapsamında Olan ve Olmayan İşçiler Açısından Farklar:** Kötü niyet tazminatı, 4857 sayılı İş Kanunu ile iş güvencesi hükümlerinin getirilmesiyle birlikte, uygulama alanı daralmış ve sadece iş güvencesi kapsamında olmayan işçiler için geçerli hale gelmiştir. 1. **İş Güvencesi Kapsamında Olmayan İşçiler İçin:** * İşyerinde 30'dan az işçi çalışan, altı aydan az kıdemi olan veya işveren vekili konumundaki işçiler iş güvencesi hükümlerinden yararlanamazlar (4857 S. K. m. 18). * Bu işçilerin belirsiz süreli iş sözleşmeleri, işveren tarafından fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda, işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında kötü niyet tazminatı ödenir (4857 S. K. m. 17/6). * Bu durumdaki işçiler için, fesih serbestisi ilkesinin kötüye kullanılmasına karşı bir koruma mekanizmasıdır. 2. **İş Güvencesi Kapsamında Olan İşçiler İçin:** * İş güvencesi kapsamında olan işçiler için (m. 18'deki şartları taşıyanlar), işverenin fesih hakkını kötüye kullanması veya geçerli bir neden olmaksızın feshetmesi halinde 'işe iade davası' açma hakkı mevcuttur (4857 S. K. m. 20). * İşe iade davası sonucunda feshin geçersiz olduğu tespit edilirse, işveren işçiyi işe başlatmak zorundadır. İşçiyi işe başlatmazsa 'işe başlatmama tazminatı' (4857 S. K. m. 21) öder. Ayrıca, işçinin boşta geçen süre ücreti de ödenir. Bu tazminatların amacı, işçinin işine geri dönmesini sağlamak veya bu mümkün olmadığında işten çıkarılmasının ekonomik sonuçlarını telafi etmektir. * Bu nedenle, iş güvencesi kapsamında olan işçiler, işverenin fesih hakkını kötüye kullanması durumunda 'kötü niyet tazminatı' değil, 'işe iade davası' ve sonucunda 'işe başlatmama tazminatı' talep ederler. İşe iade hükümleri, kötü niyet tazminatına göre daha kapsamlı bir koruma sağlamaktadır. **Sonuç:** Kötü niyet tazminatı, işverenin fesih hakkını keyfi veya ayrımcı nedenlerle kullanmasına karşı, özellikle iş güvencesi dışında kalan işçiler için bir caydırıcı unsur ve telafi mekanizmasıdır. İş güvencesi kapsamında olan işçiler ise, fesih hakkının kötüye kullanılmasına karşı daha güçlü bir koruma olan işe iade davası ve ilgili tazminat hükümlerinden faydalanırlar.