6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nda sendikal yetkinin düşeceği haller, toplu görüşme aşaması ve grev aşaması özelinde farklılıklar göstermekte midir? Bu farklılıkları ve yetkinin düşmesini sağlayan somut koşulları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.11.2017 tarihli kararı ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307735

Evet, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (6356 SK), sendikal yetkinin düşeceği veya yetki belgesinin hükümsüz kalacağı halleri toplu görüşme aşaması ve grev aşaması özelinde farklı koşullara bağlamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.11.2017 tarihli, 2017/2783 Esas ve 2017/1427 Karar sayılı kararı bu farklılıkları ve yetkinin düşmesine yol açan koşulları detaylıca incelemiştir. **I. Toplu Görüşme Aşamasına İlişkin Yetki Kaybı Halleri:** Bu gruptaki yetki kaybı halleri, sendikanın Kanun'da öngörülen belirli süreler içinde belirli yükümlülüklerini yerine getirmemesinin sonucu olarak ortaya çıkar ve genellikle sendikanın iradi davranışlarına bağlıdır: * **Çağrı Yapmama (m. 46/2):** Yetki belgesinin alındığı tarihten itibaren 15 gün içinde karşı tarafın toplu görüşmeye çağrılmaması halinde yetki belgesinin hükmü kalmaz. * **İlk Toplantıya Katılmama/Görüşmeye Başlamama (m. 47/2):** İşçi sendikasının, çağrı tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılacak olan ilk toplantıya gelmemesi veya aynı süre içinde toplu görüşmeye başlamaması halinde yetkisi düşer. * **Uyuşmazlığı Bildirmeme (m. 49):** Toplu görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması ve tarafların anlaşamadıklarını tutanakla tespit etmesi ya da toplu görüşme süresinin anlaşma olmaksızın sona ermesi durumunda uyuşmazlığın 6 iş günü içinde görevli makama bildirilmemesi halinde işçi sendikasının yetkisi düşer. Bu haller, sendikanın toplu görüşme sürecini başlatma veya sürdürme konusundaki aktif rolünü ve sorumluluğunu vurgular. Sürelere riayet etmemek, yetkinin yitirilmesine doğrudan sebep olur. **II. Grev ve Yüksek Hakem Kurulu Aşamasına İlişkin Yetki Kaybı Halleri:** Bu gruptaki haller genellikle grevin yapılamamasına veya yapılamaz hale gelmesine bağlıdır ve sendikanın toplu pazarlıkta elindeki en etkin aracı kaybetmesiyle ilişkilidir: * **Grev Kararı Alınmaması/Uygulanmaması (m. 60/1, 60/7):** Resmi arabuluculuk aşamasının anlaşmazlıkla sonuçlanmasından sonra 60 gün içinde grev kararı alınmaması veya bu süre içinde 6 iş günü önceden karşı tarafa bildirilecek tarihte uygulamaya konulmaması halinde yetki düşer. Ayrıca, süresi içinde grev kararı uygulamaya konulmamışsa ve alınmış bir lokavt kararı yoksa veya lokavt da süresi içinde uygulamaya konulmamışsa yetki belgesinin hükmü kalmaz. * **Grev Oylaması Sonucu ve Yüksek Hakem Kuruluna Başvuru (m. 61/3):** Grev oylamasında grevin yapılmaması yönünde karar çıkması ve belirtilen sürenin sonuna kadar anlaşma sağlanamaması veya 6 iş günü içinde Yüksek Hakem Kurulu'na başvurulmaması halinde yetki belgesinin hükmü kalmaz. * **Yüksek Hakem Kuruluna Başvurmama (m. 51/2, 63/3):** Grev ve lokavtın yasak olduğu uyuşmazlıklarda veya Bakanlar Kurulu kararı ile grev/lokavt ertelenen hallerde, ilgili tutanağın tebliğinden veya erteleme süresinin bitiminden itibaren 6 iş günü içinde taraflardan birinin Yüksek Hakem Kurulu'na başvurmaması durumunda işçi sendikasının yetkisi düşer. * **Sendikanın Kapatılması/Feshedilmesi (m. 75/4):** Grevi uygulayan işçi sendikasının herhangi bir nedenle kapatılması, feshedilmesi veya infisah etmesi halinde grev kendiliğinden sona erer ve yetki belgesi hükümsüz olur. **III. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararının Özel Durumu (m. 75/6):** Karara konu olan olay, 6356 SK m. 75/6'da düzenlenen, grevi uygulayan sendikanın yetki tespit başvuru tarihindeki üyelerinin 3/4'ünü kaybetmesi nedeniyle grevin mahkeme kararı ile sona erdirilmesi durumunda sendikanın yetkisinin akıbetidir. Kanun maddesi bu durumda yetki belgesinin hükümsüz kalıp kalmayacağı konusunda açık bir düzenleme içermemektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu durumun bir 'açık kanun boşluğu' olduğunu tespit etmiş ve bu boşluğu kıyas yoluyla doldurmuştur. Kanun'un sistematiğinde, sendikanın toplu iş sözleşmesi imzalayabilmesi için elindeki en büyük silah olan grevi uygulama şansını yitirmesi durumunda yetki belgesinin geçerliliğini sürdürmesinde bir yarar görmediği sonucuna varmıştır. İşyerinde üyelerinin dörtte üçünü kaybeden bir sendikanın işçiler adına hareket etme gücünün kalmadığı, dolayısıyla toplu iş sözleşmesi imzalama yeteneğini yitirdiği kabul edilmiştir. Bu durumun, grevin yapılamamasına bağlanan yetki kaybı hallerine (İkinci Grup) benzer nitelikte olduğu sonucuna varılarak, yetki belgesinin de hükümsüz kalması gerektiğine karar verilmiştir. Bu yorum, yeni sendikal örgütlenmelerin önünü açmayı ve toplu iş sözleşmesi sisteminin işlerliğini sağlamayı amaçlamaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 22.11.2017 T., 2017/2783 E., 2017/1427 K.)