6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili ceza davalarına katılma hakkı bulunmasına rağmen, kovuşturma evresinde mahkemesince davadan haberdar edilmesinin zorunlu olup olmadığını Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 13.12.2019 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde tartışınız.
Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 13.12.2019 tarihli, 2019/6 Esas ve 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (6284 SK) kapsamına giren suçlarla ilgili ceza davalarında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın (Bakanlık) kovuşturma evresinde mahkemece davadan haberdar edilmesinin **zorunlu olmadığına** karar vermiştir. **I. Yasal Dayanak ve Katılma Hakkı:** 6284 SK'nın 20/2. maddesi, "Bakanlık, gerekli görmesi halinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan İdari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir." hükmünü taşımaktadır. Bu düzenleme, Bakanlığın kanunda belirtilen suç ve davalara katılma hakkının bulunduğunda tereddüt bırakmamaktadır. **II. 'İhbar Yükümlülüğü' Sorunsalı ve Kanun Koyucunun İradesi:** İçtihadı birleştirmenin temelini oluşturan sorun, bu katılma hakkının kullanılabilmesi için mahkemelerin Bakanlığı resen davadan haberdar etme zorunluluğunun bulunup bulunmadığıdır. Yargıtay Büyük Genel Kurulu, bu konuda kanun koyucunun 'bilinçli bir tercihi' olduğu sonucuna varmıştır. Gerekçeleri şunlardır: * **Özel Kanunlardaki Düzenlemelerin Karşılaştırılması:** Kanun koyucu, başka özel kanunlarda (örneğin, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18. maddesinde Maliye Bakanlığı; 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 18. maddesinde Gümrük İdaresi; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 115. maddesinde Sermaye Piyasası Kurulu; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 163. maddesinde BDDK ve TMSF için) katılma hakkı tanıdığı kurumların kamu davasından haberdar edilmesi yükümlülüğünü açıkça düzenlemiştir. 6284 sayılı Kanun'da ise Bakanlığın kamu davasından haberdar edilmesine ilişkin böyle bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durum, yasa koyucunun bilinçli olarak bir ihbar mükellefiyeti getirmediğini göstermektedir. * **Kanun Koyucunun İradesine Aykırılık:** Yargıtay, kanun koyucu tarafından bilinçli olarak getirilmeyen bir ihbar mükellefiyetinin içtihat yoluyla zorunlu tutulmasının, yasa koyucunun iradesine aykırılık oluşturacağını ve kanunda yer almayan bir zorunluluğun mahkemelere yüklenmesi sonucunu doğuracağını belirtmiştir. **III. Bakanlığın Bilgilendirilme Mekanizmaları:** Kararda, Bakanlığın 6284 sayılı Kanun kapsamına giren eylemlerden haberdar olabileceği başka mekanizmaların da bulunduğu vurgulanmıştır: * 6284 SK 7. maddesi: Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesi halinde herkesin durumu resmi makam ve mercilere ihbar edebileceği. * 6284 SK 10. maddesi: Kanun kapsamında alınan tedbir kararlarının Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine bildirileceği. * 6284 SK Uygulama Yönetmeliği m. 5/1: Kolluk birimlerinin, kendisine intikal eden her olayı gecikmeksizin ŞÖNİM'e (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri) bildireceği. * ŞÖNİM Yönetmeliği m. 7: ŞÖNİM'lerin görev alanındaki bilgileri sisteme işlemesi, değerlendirmesi ve izlemesi ile kurumlar arası iş birliği sağlaması. Bu mekanizmalar sayesinde Bakanlık, olay henüz soruşturma aşamasındayken bile haberdar olmakta ve süreci takip ederek katılma takdir hakkını kullanabilmektedir. **IV. Mağdurların Hukuki Korunması:** Karar, Bakanlığın davaya katılmamasının mağdurları hukuken korumasız bırakmayacağını belirtmiştir. Çünkü ceza yargılamasında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve hukuk kurallarının doğru uygulanması Cumhuriyet savcısının ve mahkemelerin görevidir. Cumhuriyet savcısı, mağdur haklarını koruyacak yetki ve göreve sahiptir. Ayrıca mağdurlar veya kanuni temsilcileri kamu davasına katılma ve vekilleri aracılığıyla temsil edilme haklarına sahiptir. CMK'nın 234. maddesi gereği, 18 yaş altı, sağır, dilsiz veya malul mağdurlar için istem aranmaksızın zorunlu vekil görevlendirilir; diğer mağdurlar için de belirli suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesi talep etme hakkı vardır. Bu da mağdurların haklarının teminat altında olduğunu gösterir. **Sonuç:** Yargıtay Büyük Genel Kurulu, kanun koyucunun iradesinin ihbar zorunluluğu getirmediğini, Bakanlığın başka yollarla bilgi edinebileceğini ve mağdurların haklarının diğer mekanizmalarla korunduğunu belirterek, mahkemelerin kovuşturma evresinde Bakanlığı resen davadan haberdar etme zorunluluğunun bulunmadığına karar vermiştir.