6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nda bir işçi sendikasının toplu iş sözleşmesi yapma yetkisini elde etmesi ve bu yetkinin sona ermesine ilişkin halleri detaylıca açıklayınız. Özellikle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.11.2017 tarihli kararına konu olan, grev yapan sendikanın üye çoğunluğunu kaybetmesi durumunda yetki belgesinin akıbetine ilişkin kanun boşluğu sorununu ve bu boşluğun nasıl doldurulduğunu analiz ediniz.
Bir işçi sendikasının toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (6356 SK) kapsamında belirli şartlara ve usullere tabidir. Bu yetkinin kazanılması ve sona ermesi, sendikaların temel faaliyetlerini doğrudan etkiler. **I. Yetkinin Kazanılması (6356 SK m. 41):** Bir işçi sendikasının toplu iş sözleşmesi (TİS) yapmaya yetkili olabilmesi için şu şartları taşıması gerekir: 1. **İş Kolu Yüzde Biri Barajı:** Kurulu bulunduğu iş kolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması (6356 SK m. 41/1). 2. **İşyeri/İşletme Çoğunluğu:** TİS'in kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi olması (6356 SK m. 41/1). Bu şartlar sağlandığında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurularak yetki tespiti istenir ve itirazlar olmaması veya itirazların reddi üzerine yetki belgesi verilir (6356 SK m. 42, 43, 44). **II. Yetkinin Düşeceği veya Yetki Belgesinin Hükümsüz Kalacağı Haller (6356 SK):** 6356 sayılı Kanun, yetki belgesinin hükmünün kalmayacağı veya yetkinin düşeceği halleri iki ana grupta düzenlemiştir: 1. **Toplu Görüşme Aşamasına İlişkin Haller:** * Yetki belgesinin alındığı tarihten itibaren 15 gün içinde karşı tarafın toplu görüşmeye çağrılmaması (m. 46/2). * Çağrı tarihinden itibaren 30 gün içinde işçi sendikasının ilk toplantıya gelmemesi veya toplu görüşmeye başlamaması (m. 47/2). * Toplu görüşme başladıktan sonra toplantıya devam edilmemesi, tarafların anlaşamadıklarını tutanakla tespit etmeleri veya TİS süresinin anlaşma olmaksızın sona ermesi üzerine uyuşmazlığın 6 iş günü içinde görevli makama bildirilmemesi (m. 49). 2. **Grev ve Yüksek Hakem Kurulu Aşamasına İlişkin Haller:** * Resmi arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamaması üzerine 60 gün içinde grev kararı alınmaması veya bu süre içinde 6 iş günü önceden karşı tarafa bildirilecek tarihte uygulamaya konulmaması (m. 60/1). * Grev oylamasında grevin yapılmaması yönünde karar çıkması ve 60 günlük anlaşma süresi içinde anlaşma sağlanamaması veya 6 iş günü içinde Yüksek Hakem Kurulu'na başvurulmaması (m. 61/3). * Grev ve lokavtın yasak olduğu uyuşmazlıklarda veya Bakanlar Kurulu kararı ile grev/lokavt ertelenen hallerde, resmi arabulucu tutanağının tebliğinden veya erteleme süresinin bitiminden itibaren 6 iş günü içinde Yüksek Hakem Kurulu'na başvurulmaması (m. 51/2, 63/3). * Grevi uygulayan işçi sendikasının herhangi bir nedenle kapatılması, feshedilmesi veya infisah etmesi (m. 75/4). **III. Kanun Boşluğu ve Boşluğun Doldurulması (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 22.11.2017 T., 2017/2783 E., 2017/1427 K.):** İçtihat konusu olay, sendikanın yetki tespit başvuru tarihinde sahip olduğu üyelerinin 3/4'ünü kaybetmesi nedeniyle uygulamaya koyduğu grevin mahkeme kararı ile sona erdirilmesi durumunda yetki belgesinin geçersiz hale gelip gelmeyeceğidir. 6356 sayılı Kanun'un 75/6. maddesi bu durumu düzenlese de, sendikanın yetki belgesinin akıbeti hakkında açık bir hüküm içermemektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu durumun bir 'açık kanun boşluğu' olduğunu tespit etmiştir (TMK m. 1). Kanun koyucunun 'bilinçli susması' (bilinçli boşluk) durumundan farklı olarak, burada yetkinin devam etmesi halinde sistemin tıkanacağı ve işçilerin sendikal haklarını kullanmasının engelleneceği belirtilmiştir. Boşluk, kıyas yoluyla doldurulmuştur. Kurul, Kanun'un sistematiğinde yetkinin düşmesini veya yetki belgesinin hükümsüz kalmasını genellikle sendikanın grevi yapamamasına veya yapamaz hale gelmesine bağladığını gözlemlemiştir (Örn. m. 46/2, 47/2, 49, 60/1, 61/3). İşyerinde üyelerinin dörtte üçünü kaybeden bir sendikanın işçiler adına hareket etme gücünün kalmadığı, dolayısıyla toplu iş sözleşmesi imzalama ve kural koyma yeteneğini yitirdiği kabul edilmiştir. Grevi uygulama olanağını yitiren bir sendikanın yetkisinin devam etmesinde kanun koyucunun bir yarar görmediği, aksinin sendikal örgütlenmenin önünü tıkayacağı ve toplu iş sözleşmesi sistemini işleyemez hale getireceği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 6356 sayılı Kanun'un 75/6. maddesi uyarınca üyelerinin dörtte üçünü kaybeden sendikanın uygulamaya koyduğu grevin mahkeme kararı ile sonlandırılması halinde, yetki belgesinin de hükmünün kalmayacağına, yani yetkisinin düşeceğine kıyasen karar vermiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 22.11.2017 T., 2017/2783 E., 2017/1427 K.)