Bir işçi, iş sözleşmesinin feshinden sonra işverenden aldığı ibranamede, tüm haklarını aldığını beyan etmiştir. Ancak daha sonra açtığı davada, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini iddia etmektedir. Davalı işveren, temyiz aşamasında bu ibranameyi dosyaya sunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/7-2097 sayılı kararı ışığında, bu ibranamenin hukuki niteliği ve yargılamadaki rolü ne olurdu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307723

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun anılan kararında benimsediği ilkelere göre, bu ibraname 'borcu sona erdiren (itfa eden)' nitelikte bir belge olarak kabul edilirdi. Kural olarak delillerin süresinde sunulması gerekse de, borcu söndüren belgeler bu kuralın istisnasını oluşturur. İşverenin temyiz aşamasında sunduğu bu ibraname, 'savunmanın genişletilmesi yasağı' kapsamında değerlendirilmez, çünkü borcun bulunmadığı yönündeki savunmanın doğal bir parçası olan bir 'itiraz' niteliğindedir. Bu nedenle Yargıtay, ilk derece mahkemesinin bu belgeyi değerlendirmeden karar vermesini hatalı bulur ve ibranamenin geçerliliği (tarihi, içeriği, miktar içerip içermediği gibi Yargıtay'ın aradığı şartlar) ve davacının iddiası üzerindeki etkisi incelenmek üzere kararı bozarak dosyayı yerel mahkemeye geri gönderirdi. (YHGK, E. 2017/7-2097, K. 2017/34)