Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2626 E. sayılı kararında, HMK m. 140/5'te düzenlenen iki haftalık kesin sürenin, 'taraflara son kez kısa bir süre verilerek bu eksiklikleri tamamlamaları düşünülmüştür' şeklinde yorumlanması, bu sürenin uzatılamaz niteliğini nasıl vurgulamaktadır?
Bu ifade, HMK m. 140/5'te verilen sürenin, yargılama boyunca delil sunmak için tanınan son fırsat olduğunu ve niteliği gereği uzatılamayacağını vurgulamaktadır. Yargıtay, HMK'nın sistematiğinin, dilekçeler aşamasında delillerin bildirilmesini esas aldığını, ancak tarafların bu konuda eksiklikleri olabileceğini öngörerek, ön incelemede onlara 'son bir şans' tanıdığını belirtmektedir. 'Son kez' ve 'kısa bir süre' ifadeleri, bu sürenin bir lütuf değil, usuli bir eksikliği gidermek için tanınan istisnai ve son bir imkan olduğunu gösterir. Taraflar bu 'son şansı' da doğru kullanamazlarsa, artık o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklar ve tahkikat mevcut delillerle yürütülecektir. Bu yorum, sürenin kesinliğini ve uzatılamaz niteliğini pekiştirmekte, aksi bir uygulamanın yargılamayı uzatacağı ve kanunun amacına aykırı olacağını ortaya koymaktadır. (YHGK, E. 2017/2626, K. 2021/814)