HMK m. 145'in, süresinde sunulamayan bir delilin, 'ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmaması' halinde sunulmasına izin vermesi, hangi temel hukuk ilkesinin bir yansımasıdır?
Bu durum, 'kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağı' (nemo auditur propriam turpitudinem allegans) ve 'hakların dürüstlük kuralına uygun kullanılması' (TMK m. 2) gibi temel hukuk ilkelerinin bir yansımasıdır. Aynı zamanda 'beklenmedik hal' veya 'mücbir sebep' kavramlarıyla da ilişkilidir. Kural olarak, bir taraf kendi ihmali veya tembelliği nedeniyle bir süreyi kaçırmışsa, bu durumun sonuçlarına katlanmalıdır. Ancak, delilin süresinde sunulamaması, tarafın elinde olmayan, öngörülemeyen ve kaçınılamayan bir nedenden (mücbir sebep, üçüncü kişinin veya resmi makamın geciktirmesi, delilin yeni ortaya çıkması vb.) kaynaklanıyorsa, bu durumda tarafın bir kusurundan söz edilemez. Hukuk, kusuru olmayan bir tarafı, elinde olmayan bir nedenle hak kaybına uğratmayı amaçlamaz. HMK m. 145'teki bu istisna, adil yargılanma hakkını ve dürüstlük kuralını, katı usul kurallarının olumsuz sonuçlarına karşı korumayı hedefler. (HMK m. 145)