HMK'da kabul edilen 'kesin süre'nin, 'kanuni süre'den farkı nedir? Bir tarafın, kesin süre içinde yerine getirmediği bir işlemi, daha sonra karşı tarafın muvafakati ile yapması mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307706

'Kanuni süre', bizzat kanun tarafından belirlenmiş süredir (örneğin, cevap süresi 2 hafta, temyiz süresi 2 hafta). 'Kesin süre' ise, kanunun açıkça belirttiği veya hâkimin, sonuçlarını ihtar ederek belirlediği süredir (örneğin, delil sunmak için verilen 2 haftalık kesin süre). Aralarındaki en temel fark, sonuçlarıdır. Kanuni sürenin kaçırılması halinde, karşı taraf muvafakat ederse veya hâkim yeni bir süre verirse işlem yapılabilir (istisnalar hariç). Ancak 'kesin süre'nin kaçırılması halinde, o hakkın bir daha kullanılamamak üzere kaybedilmesi sonucu doğar. Hâkim, kesin süre kaçırıldıktan sonra yeni bir süre veremez ve karşı tarafın muvafakati dahi bu sonucu değiştirmez. Kesin sürenin amacı, yargılamayı disiplin altına almak ve sürüncemede bırakılmasını önlemektir. Bu nedenle sonuçları çok daha katıdır. (HMK m. 94, m. 140/5)