Bir işverenin, işçinin 'ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan' bir davranışı nedeniyle fesih hakkını, olayı öğrendiği tarihten itibaren 6 iş günü ve her halde 1 yıl içinde kullanması gerekir (İ.K. m. 26). Bu süreler, grevdeki bir sendikanın yetkisinin düşmesine ilişkin süreler gibi 'hak düşürücü' nitelikte midir? Hak düşürücü sürenin özelliği nedir?
Evet, İş Kanunu m. 26'da belirtilen bu süreler, tıpkı toplu iş hukukundaki birçok süre gibi 'hak düşürücü süre' niteliğindedir. Hak düşürücü sürenin temel özellikleri şunlardır: 1) Hakkı Sona Erdirme: Sürenin geçirilmesi, o hakkın esastan ve tamamen ortadan kalkmasına neden olur. İşveren, bu süreler geçtikten sonra aynı olaya dayanarak haklı nedenle fesih yapamaz. 2) Re'sen Dikkate Alınma: Zamanaşımından farklı olarak, hak düşürücü süreler davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebilir ve daha önemlisi, hâkim tarafından resen (kendiliğinden) dikkate alınır. 3) Durmaz ve Kesilmez: Hak düşürücü süreler, zamanaşımı gibi, borçlunun ikrarı veya dava açılması gibi nedenlerle durmaz veya kesilmez. Sadece kanunda öngörülen özel durumlarda istisnaları olabilir. Dolayısıyla, işverenin 6 iş günlük veya 1 yıllık süreyi kaçırması, haklı fesih hakkını tamamen kaybetmesi sonucunu doğurur. (4857 S.K. m. 26)