Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/10109 E. sayılı kararında, tarafların dava ve cevap dilekçelerinde tanık deliline dayanmaları halinde, mahkemenin ön incelemede tanık listesi sunulması için süre vermesi gerektiği, bu hususun göz ardı edilmesinin bozma nedeni olduğu belirtilmiştir. Bu kararı, HMK m. 140/5 ('...belgeleri mahkemeye sunmaları... için iki haftalık kesin süre verilir') hükmünün kapsamı açısından yorumlayınız. Maddede açıkça 'tanık listesi' ifadesi geçmemesine rağmen, Yargıtay'ın bu sonuca ulaşmasının usul hukuku mantığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30769

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2016/10109 E. sayılı kararı, HMK m. 140/5'in lafzından daha geniş, amaçsal bir yorumunu yansıtmaktadır. Kararın altındaki usul hukuku mantığı şöyledir: 1. **Ön İncelemenin Amacı:** Ön inceleme aşamasının temel amacı, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tespit etmek ve uyuşmazlık konuları için delillerin toplanmasına hazırlık yapmaktır. Tarafların dilekçelerinde dayandıkları ancak henüz sunmadıkları delillerin bu aşamada toplanması veya sunulması için gerekli işlemlerin yapılması esastır. 2. **Delillerin Bütünlüğü:** HMK m. 140/5, her ne kadar lafız olarak 'belgeler'den bahsetse de, hükmün amacı dilekçelerde gösterilen ancak henüz ikame edilmemiş tüm delillerle ilgili eksikliklerin giderilmesidir. Tanık delili de bir ispat aracıdır ve 'belge' gibi, taraflarca dilekçelerde dayanılması gerekir. Taraflar dilekçelerinde tanık deliline dayanmışlarsa, bu delilin somutlaştırılması (tanıkların isim ve adreslerinin bildirilmesi) ön incelemenin doğal bir parçasıdır. 3. **Hukuki Dinlenilme Hakkı (HMK m. 27):** Tarafların dilekçelerinde dayandıkları bir delili, mahkemenin usuli bir eksiklik (süre vermeme) nedeniyle toplamaması, tarafların hukuki dinlenilme hakkının ve bu hakkın bir parçası olan 'delil sunma ve tartışma' hakkının ihlali anlamına gelir. Mahkeme, tarafların dayandığı bir delili görmezden gelemez. 4. **Kıyas ve Amaçsal Yorum:** Yargıtay, maddede 'belge' kelimesi geçse de, kanunun ruhunun ve ön incelemenin amacının tüm delillerle ilgili hazırlıkların tamamlanması olduğunu kabul ederek, 'belge' için öngörülen usulün, niteliğine uygun düştüğü ölçüde 'tanık listesi' için de kıyasen uygulanması gerektiği sonucuna varmıştır. Bu, kanunun lafzına sıkı sıkıya bağlı kalmak yerine, adil yargılanma ve delillerin eksiksiz toplanması amacını gözeten bir yorumdur. Sonuç olarak, taraflar tanık deliline dayandıklarını beyan etmişlerse, mahkemenin ön incelemede bu delilin somutlaştırılması için tanık listesi sunmak üzere süre vermesi, ön inceleme kurumunun amacının ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereğidir. (Bkz: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E: 2016/10109, K: 2017/972)