Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 2017/9 E. sayılı kararında, işçinin sağlık nedeniyle bekleme süresini aşan devamsızlığı halinde savunma alınmasının gerekmediği belirtilirken, bu durumun 'alınan raporun sahteliği' gibi iddialardan farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307685

Kurul, bu iki durumu net bir şekilde ayırmıştır. 1) Bekleme Süresini Aşan Devamsızlık (İ.K. m. 25/I-b): Bu durumda fesih nedeni, işçinin devamsızlığının kanunda öngörülen süreyi (bildirim süresi + 6 hafta) aşmasıdır. Bu, objektif bir olgudur. İşçinin hastalığının gerçek olduğu ve raporun usulüne uygun alındığı varsayılır. Fesih, hastalığa değil, hastalığın neden olduğu uzun süreli devamsızlığa dayanır. Bu objektif durumda işçinin yapabileceği bir savunma yoktur. 2) Raporun Sahteliği İddiası: Eğer işveren, işçinin hasta olmadığı halde sahte rapor aldığını veya raporluyken başka bir yerde çalıştığını iddia ediyorsa, bu durum artık bir sağlık sebebi değil, işçinin 'doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışı'dır. Bu iddia, 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin II. fıkrası (ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık) kapsamında bir fesih nedeni oluşturur. Bu durumda fesih, işçinin davranışına dayandığı için, 19. maddedeki istisna gereği yine savunma alınması zorunlu değildir, ancak feshin dayandığı hukuki zemin tamamen değişir. (Yargıtay İBK, E. 2017/9, K. 2018/10)