Yabancı bir devletin, kendi yasalarına göre hukuka uygun olarak elde ettiği ve adli yardımlaşma yoluyla Türkiye'ye gönderdiği bir delil (örneğin bir telefon dinleme kaydı), Türk Ceza Muhakemesi Hukuku açısından otomatik olarak hukuka uygun kabul edilir mi? Bu konuda Anayasa'nın 38/6. maddesinin rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307667

Hayır, otomatik olarak hukuka uygun kabul edilmez. Bir delilin, elde edildiği yabancı ülkede hukuka uygun olması, Türk mahkemelerinde kullanılabilmesi için yeterli değildir; aynı zamanda Türk hukukunun temel ilkelerine de uygun olması gerekir. Anayasa'nın 38. maddesinin altıncı fıkrasındaki 'Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez' hükmü, evrensel bir ilkedir ve delilin nerede ve kim tarafından elde edildiğine bakılmaksızın uygulanır. Eğer yabancı devletin delil elde etme yöntemi, Türk hukukunda temel bir hak ihlali (örneğin işkence, özel hayata orantısız müdahale, CMK'daki şartlar oluşmadan dinleme) olarak kabul ediliyorsa, o delil Türk mahkemelerinde 'hukuka aykırı delil' sayılır ve sanık aleyhine kullanılamaz. Dolayısıyla, Türk mahkemesi, yabancı ülkeden gelen her delili, öncelikle Anayasa m. 38/6 ve CMK'daki delil yasakları süzgecinden geçirmek zorundadır. (Kaynak: sen.av.tr, Sky ECC makalesi)