Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/7-2097 E. sayılı kararında, temyiz aşamasında sunulan ve borcu söndüren bir belge (ücret bordrosu) karşısında 'savunmanın genişletilmesi yasağından' söz edilemeyeceği belirtilmiştir. Bu yasağın istisnası olarak kabul edilen 'itiraz' niteliğindeki savunmalar ile 'def'i' niteliğindeki savunmalar arasında ne fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307660

Hukuk usulünde 'itiraz' ile 'def'i' arasında önemli farklar vardır: 1) İtiraz: Hakkın doğumuna engel olan veya hakkı sona erdiren vakıalardır. Örneğin, borcun ödenmiş olması (itfa), sözleşmenin geçersizliği, ehliyetsizlik gibi durumlar birer itirazdır. İtirazlar, davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve hâkim tarafından resen (kendiliğinden) dikkate alınır. Bu nedenle 'savunmanın genişletilmesi yasağına' tabi değildirler. 2) Def'i: Davalının, aslında mevcut olan bir borcu, özel bir nedene dayanarak ödemekten kaçınma hakkı veren vakıalardır. Örneğin, zamanaşımı def'i, ödemezlik def'i gibi. Def'iler, hâkim tarafından resen dikkate alınmaz; davalı tarafından süresi içinde (genellikle cevap dilekçesinde) ileri sürülmesi gerekir. Süresinde ileri sürülmeyen def'iler, savunmanın genişletilmesi yasağına takılır. YHGK kararında, temyizde sunulan ödeme belgesinin borcu sona erdiren bir 'itiraz' niteliğinde olduğu kabul edildiği için, bunun savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği ve dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. (YHGK, E. 2017/7-2097, K. 2017/34)