Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/7-1662 E. sayılı kararında, davalının cevap dilekçesinde sadece tanık deliline dayanması, HMK'nın hangi yükümlülüğüne aykırılık olarak değerlendirilebilir?
Bu durum, HMK'nın hem 129. maddesindeki 'Cevap Dilekçesinin İçeriği'ne hem de 31. maddesindeki 'Hâkimin davayı aydınlatma ödevi' ile bağlantılı olan ve dürüstlük kuralından (TMK m. 2) doğan 'somutlaştırma yükü'ne aykırılık olarak değerlendirilebilir. HMK, tarafların iddia ve savunmalarını dayandırdıkları vakıaları ve bu vakıaları ispatlayacakları delilleri somut bir şekilde dilekçelerinde belirtmelerini ister. Davalının, davacının yıllık izinlerini kullandığı veya kıdem tazminatına hak kazanmadığı gibi savunmalarını hangi delillerle (ücret bordroları, izin defterleri, ibraname, yemin vb.) ispatlayacağını cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekirdi. Sadece tanık deliline dayanıp diğer olası delillerden hiç bahsetmemesi, savunmasını yeterince somutlaştırmadığı anlamına gelir. Bu nedenle, sonradan dayanmak istediği yemin delili, süresinde bildirilmeyen ve somutlaştırılmayan bir delil olduğu için reddedilmiştir. (YHGK, E. 2014/7-1662, K. 2017/34)