Bir ceza davasında, sanığa atılı suçun hukuki niteliğinin duruşma sırasında değişmesi halinde, mahkemenin CMK m. 226 uyarınca sanığa ek savunma hakkı vermesi zorunluluğu, 'adil yargılanma hakkı'nın hangi alt ilkesinin bir gereğidir?
Bu zorunluluk, 'adil yargılanma hakkı'nın (Anayasa m. 36, AİHS m. 6) en önemli alt ilkelerinden biri olan 'savunma hakkı' ve onunla yakından ilişkili 'silahların eşitliği' ilkesinin bir gereğidir. Sanığın, ne ile suçlandığını tam olarak bilmesi ve buna karşı savunmasını hazırlayabilmesi, savunma hakkının özünü oluşturur. Yargılama sırasında iddia makamının (savcının) belirttiği suç niteliğinden daha ağır veya farklı bir suçla karşı karşıya kalması, sanığın savunma stratejisini temelden etkiler. CMK m. 226, bu durumda sanığa yeni suçlamaya karşı kendini savunma fırsatı tanıyarak, iddia ve savunma arasındaki dengeyi (silahların eşitliği) yeniden kurar. Ek savunma hakkı tanınmadan, değişen suç niteliğine göre mahkumiyet kararı verilmesi, savunma hakkının ve dolayısıyla adil yargılanma hakkının esastan ihlali anlamına gelir. (CMK m. 226)