CMK'nın 170. maddesi uyarınca iddianamede 'yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanması' zorunluluğu, 'davasız yargılama olmaz' ilkesi (CMK m. 225) ile birlikte düşünüldüğünde, mahkemenin yargılama yetkisini nasıl sınırlar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307634

Bu iki ilke birlikte, mahkemenin yargılama faaliyetinin çerçevesini çizer. CMK m. 170/4, iddia makamına (savcıya), sanığın ne ile suçlandığını, hangi fiilleri işlediğini ve bu fiillerin hangi delillere dayandığını hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde iddianamede açıklama görevi yükler. CMK m. 225 ise, 'Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir' diyerek, mahkemeyi savcının çizdiği bu çerçeve ile sınırlar. Buna göre mahkeme; a) İddianamede bahsedilmeyen bir fiili yargılayamaz. b) İddianamede sanık olarak gösterilmeyen bir kişiyi yargılayamaz. c) İddianamede anlatılan fiilin dışına çıkarak, tamamen farklı bir olaydan dolayı sanığa ceza veremez. Mahkeme, sadece iddianamede anlatılan fiilin hukuki nitelendirmesini değiştirebilir (CMK m. 226), ancak fiilin kendisini değiştiremez. Bu, 'davasız yargılama olmaz' ilkesinin temelini oluşturur ve sanığın ne ile suçlandığını bilerek savunma yapma hakkını güvence altına alır. (YCGK, E. 2017/993, K. 2017/392)