Bir hukuk davasında, dava dilekçesinde sadece 'nüfus kaydı' delil olarak gösterilmiş, tanık deliline dayanılmamıştır. Davacı, daha sonra bir dilekçe ile tanık bildirmiştir. Bu tanıkların beyanları kusur belirlemesinde dikkate alınabilir mi? (Yargıtay 2. HD, E. 2016/19522, K. 2018/7070)
Hayır, dikkate alınamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin anılan kararına göre, 6100 sayılı HMK uyarınca taraflar, iddia ettikleri her bir vakıayı hangi delillerle ispat edeceklerini dilekçelerinde (dava/cevap) belirtmek zorundadır. Davacı, dava dilekçesinde tanık deliline dayanmamışsa, sonradan tanık bildiremez. Ön incelemede delil sunmak için verilen süreler, ancak 'dilekçede gösterilmiş' olan delillerin sunulması veya toplanması için geçerlidir. Dayanılmayan bir delilin sonradan bildirilmesi, iddianın genişletilmesi yasağına aykırıdır. Bu nedenle, usulüne uygun olarak dayanılmayan ve sonradan dinlenen tanıkların beyanları, kusur belirlemesinde veya davanın esasının çözümünde hükme esas alınamaz. (Yargıtay 2. HD, E. 2016/19522, K. 2018/7070)