Bir hukuk davasında davalıya verilen kesin sürenin sonuçlarının ara kararda ihtar edilmemesi, ancak davalının bir vekil (avukat) ile temsil edilmesi durumunda, bu eksiklik kesin süreyi geçersiz kılar mı? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/7-2097 sayılı kararındaki karşı oy bu konuda ne savunmaktadır?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun anılan kararındaki karşı oyda, bu eksikliğin kesin süreyi geçersiz kılmayacağı savunulmaktadır. Karşı oyun gerekçesi şudur: Kesin sürenin sonuçlarının tarafa ihtar edilmesi, hukuki bilgiye sahip olmayan vatandaşları korumayı amaçlayan bir düzenlemedir. Ancak bir dava, profesyonel bir hukukçu olan avukat aracılığıyla takip ediliyorsa, avukatın HMK'da düzenlenen kesin sürenin sonuçlarını (örneğin HMK m. 140/5'teki delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılma) bilmesi mesleğinin bir gereğidir. 'Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz' ilkesi, bir avukat için çok daha güçlü bir şekilde geçerlidir. Bu nedenle, duruşmada hazır bulunan bir vekile verilen kesin sürenin sonuçlarının ayrıca ve açıkça ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu eksiklik, vekille temsil edilen bir taraf için sürenin geçersizliğine yol açmamalıdır. (YHGK, E. 2017/7-2097, K. 2017/34, Karşı Oy)