HMK m. 145'in uygulanmasında, bir delilin sonradan ileri sürülmesinin 'yargılamayı geciktirme amacı' taşıyıp taşımadığı nasıl tespit edilir? Bu konuda takdir yetkisi kime aittir?
Bu tespit, somut olayın özelliklerine göre yapılır ve takdir yetkisi tamamen davaya bakan mahkemenin hâkimine aittir. Hâkim, bu değerlendirmeyi yaparken şu gibi kriterleri göz önünde bulundurur: 1) Delilin Niteliği: Delil, davanın esası için ne kadar önemli ve aydınlatıcı? 2) Sunulma Zamanı: Delil, tahkikatın hangi aşamasında sunuluyor? Yargılamanın başında mı, yoksa karar aşamasına çok yakın bir zamanda mı? 3) Tarafın Tutumu: Delili sunan tarafın önceki usuli işlemlerdeki tutumu (sürelere uyup uymadığı, davayı uzatmaya yönelik başka davranışları olup olmadığı vb.). 4) Gerekçe: Tarafın, delili neden daha önce sunmadığına dair makul ve inandırıcı bir gerekçesi var mı? Örneğin, bilirkişi raporundan sonra ortaya çıkan bir ihtiyaca binaen delil sunulması, genellikle geciktirme amacı taşımadığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir (Bkz. Yargıtay 11. HD, E. 2014/5534). Hâkim, bu unsurları bir bütün olarak değerlendirerek, talebin dürüstlük kuralına uygun olup olmadığına ve yargılamayı uzatma kastı taşıyıp taşımadığına karar verir. (HMK m. 145)