Bir ceza davasında sanık müdafii, Adli Tıp Kurumu'nun 'imzanın davalıya ait olup olmadığının tespit edilemediği' yönündeki raporu üzerine, imzanın atıldığı ana tanıklık eden banka memurlarının dinlenmesini talep etmiştir. Mahkeme, 'verilen kesin süre içerisinde tanık deliline dayanılmadığı' gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/5534 E. sayılı kararına göre bu karar hukuka uygun mudur? HMK m. 145 bu durumda nasıl yorumlanmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307570

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin anılan kararına göre mahkemenin bu ret kararı hukuka uygun değildir ve bozmayı gerektirir. Kararın gerekçesi şöyledir: Davacı taraf, dava dilekçesinde tanık deliline dayanmıştır. Adli Tıp Kurumu raporuyla imza konusunda kesin bir sonuca ulaşılamaması, yani bir belirsizlik durumunun ortaya çıkması üzerine, bu belirsizliği gidermek amacıyla daha önce dayanılan tanık delilinin somutlaştırılması (tanıkların isimlerinin bildirilmesi) talep edilmiştir. Bu durum, HMK m. 145 kapsamında değerlendirilmelidir. Bir delilin (tanık) sonradan ileri sürülmesi (somutlaştırılması), ortaya çıkan yeni bir durum (kesin olmayan bilirkişi raporu) karşısında yapıldığı için, 'yargılamayı geciktirme amacı taşımadığı' ve 'süresinde ileri sürülememesinin tarafın kusurundan kaynaklanmadığı' kabul edilmelidir. Mahkeme, bu durumda tanıkları dinleyerek imzanın aidiyeti konusunda bir kanaate ulaşmaya çalışmalıydı. Eksik incelemeyle davanın reddedilmesi hatalıdır. (Yargıtay 11. HD, E. 2014/5534, K. 2014/11388)