Bir ceza davasında, Fransız makamlarınca Sky ECC sunucularına müdahale edilerek elde edilen ve Avrupa Soruşturma Emri (ASE) ile Alman makamlarına iletilen verilerin delil değeri tartışılmaktadır. Avrupa Adalet Divanı'nın 30.04.2024 tarihli kararında vurgulanan 'karşılıklı güven ve tanıma' ilkesi ne anlama gelmektedir ve bu ilke, delilin hukuka uygunluğunun denetlenmesine bir sınır getirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307564

Makalede atıf yapılan Avrupa Adalet Divanı kararına göre, 2014/41 sayılı Direktif çerçevesinde 'karşılıklı güven ve tanıma' ilkesi, bir üye devletin (Almanya) başka bir üye devletten (Fransa) ASE yoluyla delil talep ettiğinde, delili gönderen devletin kendi ulusal hukukuna uygun hareket ettiğine dair bir karine olduğunu ifade eder. Yani, delili talep eden devlet, gönderen devletin delili elde etme yönteminin onun kendi hukukuna uygun olup olmadığını denetleme yetkisine sahip değildir. Ancak bu ilke sınırsız değildir. Divan, bu ilkenin, delilin talep eden devletin hukuk sistemi içindeki kullanımını mutlak olarak meşrulaştırmadığını belirtmiştir. Özellikle, delilin kullanılmasının kişinin adil/dürüst yargılanma hakkını, savunma hakkını veya diğer temel haklarını 'orantısız' bir şekilde ihlal etmemesi gerektiği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, 'karşılıklı güven' ilkesi, delilin elde edilme sürecinin gönderen ülkenin hukukuna uygunluğunun denetlenmesine bir sınır getirse de, delilin yargılamada kullanılmasının temel haklar açısından denetlenmesine bir engel teşkil etmez. (Kaynak: sen.av.tr, Sky ECC makalesi)