Bir iş davasında davalı vekili, usulüne uygun olmayan bir kesin süreye rağmen delillerini sunmamış, ancak temyiz aşamasında ücret bordrolarını dosyaya ibraz etmiştir. Özel Daire, bu belgelerin 'hakkı ortadan kaldıran ödeme savunması niteliğinde' olduğunu belirterek kararı bozmuştur. Mahkemenin bu bozmaya direnme gerekçesi ne olabilir ve Hukuk Genel Kurulu bu tür bir uyuşmazlığı nasıl çözmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307557

Mahkemenin direnme gerekçesi, 6100 sayılı HMK'nın delillerin süresinde sunulması gerektiği kuralına ve özellikle HMK m. 145'e dayanmaktadır. Mahkeme, yargılamanın ciddiyeti ve usul ekonomisi ilkeleri gereği, süresinde sunulmayan delillerin sonradan, özellikle de temyiz aşamasında dikkate alınamayacağını, aksi takdirde yargılamanın uzayacağını ve kötü niyetli davranışların ödüllendirileceğini savunabilir. Ancak, Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/7-2097 E., 2013/121 K. sayılı kararında olduğu gibi, bu tür uyuşmazlıklarda genellikle Özel Dairenin görüşü benimsenmektedir. Hukuk Genel Kurulu, temyiz aşamasında sunulan belgenin 'borcu söndüren' (ödeme makbuzu, ibraname, imzalı ücret bordrosu gibi) nitelikte olması halinde, bunun savunmanın genişletilmesi yasağına takılmayacağını ve maddi gerçeğe ulaşma hedefi doğrultusunda dikkate alınması gerektiğini kabul etmektedir. 'Usulüne uygun olmayan kesin süre' verilmiş olması da bu görüşü güçlendiren bir faktördür. Dolayısıyla, Hukuk Genel Kurulu, direnme kararını bozarak belgelerin değerlendirilmesi için dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verecektir. (YHGK, E. 2017/7-2097, K. 2017/34)