HMK'nın 140/5. maddesi uyarınca ön inceleme duruşmasında delil sunumu için verilen iki haftalık kesin sürenin usulüne uygun olmasının koşulları nelerdir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/7-2097 E. kararında vurgulandığı üzere, duruşmada hazır bulunan bir vekile verilen kesin sürenin sonuçlarının ayrıca ihtar edilmemesi, sürenin usulsüz olduğu anlamına gelir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307546

Bir kesin sürenin usulüne uygun sayılabilmesi için, ara kararında yapılması istenen işin açıkça belirtilmesi, sürenin makul olması ve en önemlisi süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının (örneğin o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı) tarafa açıkça ihtar edilmesi gerekir. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/7-2097 E. sayılı kararındaki karşı oyda da belirtildiği gibi, bu ihtar zorunluluğu genellikle bizzat taraflar için geçerlidir. Vekil ile temsil edilen bir davada, vekilin bir avukat olarak kesin sürenin hukuki sonuçlarını bilmekle yükümlü olduğu kabul edilir ('kanunu bilmemek mazeret sayılmaz' ilkesi gereği). Dolayısıyla, duruşmada hazır bulunan bir vekile verilen kesin sürenin sonuçlarının tutanağa ayrıca ve açıkça yazılıp ihtar edilmemesi, tek başına o süreyi usulsüz kılmaz. Ancak mahkemenin çoğunluk görüşü, kesin sürenin usulsüz olduğu yönünde şekillenmiştir, bu da uygulamada ihtiyatlı davranılarak sonuçların her durumda ihtar edilmesi gerektiğini göstermektedir. (YHGK, E. 2017/7-2097, K. 2017/34)