Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 2017/9 E., 2018/10 K. sayılı kararına göre, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin son fıkrasında, haklı nedenle feshedilen iş sözleşmesi için işçinin iş güvencesi hükümlerinden (m. 18, 20, 21) yararlanabileceği belirtilirken, feshin usulünü düzenleyen 19. maddeye neden atıf yapılmamıştır? Bu durumun, sağlık sebepleriyle (İ.K. m. 25/I-b) yapılan fesihlerde savunma alınması zorunluluğu açısından doğurduğu sonuç nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #307534

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu, bu durumu kanun koyucunun bilinçli bir tercihi olarak yorumlamıştır. Kurul'a göre, İş Kanunu'nun 19. maddesi, kural olarak 'geçerli nedenle fesih' hallerini düzenlemektedir. 25. madde ise 'haklı nedenle derhal fesih' hallerini konu alır. Kanun koyucunun 25. maddenin son fıkrasında 19. maddeye atıf yapmaması, haklı nedenle derhal fesihlerde 19. maddede düzenlenen usul kurallarının (yazılı şekil, fesih sebebinin açık ve kesin belirtilmesi, savunma alınması) uygulanmayacağını göstermektedir. Bu nedenle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/I-b bendi uyarınca sağlık raporlarına dayalı derhal fesihlerde, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili bir durum söz konusu olmadığından ve 25. maddenin son fıkrasında 19. maddeye atıf bulunmadığından, işverenin fesihten önce işçiden savunma alma zorunluluğu bulunmamaktadır. (Yargıtay İBK, E. 2017/9, K. 2018/10)