Anayasa Mahkemesi'nin 'Hasan Sarıcı' kararında ([GK], B. No: 2018/37695, 9/10/2024), FETÖ/PDY üyeliğinden mahkumiyet için delil olarak kullanılan sendika üyeliği, Bank Asya hesap artışı gibi fiillerin, tek başına örgütün nihai amacının bilindiğini ve örgütsel faaliyet olduğunu göstermediği belirtilmiştir. AYM'nin bu yaklaşımını, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin (Anayasa m. 38) 'öngörülebilirlik' unsuru açısından değerlendiriniz. Mahkemeler, bir fiilin 'örgütsel' niteliğini ortaya koyarken hangi somut bağlantıları kurmalıdır?
AYM'nin 'Hasan Sarıcı' kararı, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin (Anayasa m. 38) en temel unsurlarından olan 'öngörülebilirlik' üzerine kuruludur. Bir kişinin, işlediği sırada hukuka uygun ve meşru olan bir fiil (örneğin sendikaya üye olmak, bir bankaya para yatırmak) nedeniyle sonradan bir terör örgütü üyeliğinden cezalandırılması, bu fiillerin kendisini cezai sorumluluk altına sokacağını makul olarak öngörebilmesine bağlıdır. AYM'ye göre, bu tür legal görünümlü faaliyetlerin tek başına ve soyut olarak sıralanması mahkumiyet için yeterli değildir. Mahkemelerin, bu fiillerin 'örgütsel' niteliğini ortaya koymak için şu somut bağlantıları kurması gerekir: 1. **Nihai Amaç Bilgisi:** Sanığın, söz konusu fiilleri işlerken yapının bir terör örgütü olduğunu ve nihai amacını bildiğini gösteren somut delillerin varlığı. 2. **Örgütsel Talimat:** Fiillerin, örgütün hiyerarşik yapısı içinde, örgütsel bir talimatla veya bilinçle gerçekleştirildiğinin ispatı. Örneğin, sendikaya üyeliğin sadece mesleki bir tercih mi yoksa örgüt liderinin çağrısı üzerine bilinçli bir destek eylemi mi olduğunun delillendirilmesi. 3. **Fiilin Niteliği ve Yoğunluğu:** Fiillerin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz edip etmediği. Örneğin, Bank Asya'daki hesabın rutin bir bankacılık faaliyeti mi, yoksa örgütü kurtarma operasyonu kapsamında talimatla yapılan yüklü ve ani bir para transferi mi olduğunun ortaya konulması. AYM, derece mahkemelerinin bu bağlantıları kurmadan, sadece fiilleri listelemek suretiyle verdiği mahkumiyet kararlarını, suçun unsurlarının öngörülemez ve genişletici bir şekilde yorumlanması olarak değerlendirmekte ve 'kanunilik' ilkesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır. (Bkz: AYM Hasan Sarıcı Kararı [GK], B. No: 2018/37695)